Midilli Adası, Yunanistan Gezi Notlarım

Gezi Notları / Yunan Adaları Gezisi

Midilli Adası, Yunanistan Gezi Notlarım


Mutlu günler ! Balıkesir yöresinde büyüyen benim için Midilli aslında bölgesel bir rota sayılır 🙂 Özellikle yelken yaptığım dönemlerde Ayvalık ve Altınoluk’tan sıkça açılırdık, belki dalgalarımız Midilli’ye vururdu işte o kadar yakın…

Gitmek bugüne nasip oldu, yükselen dövizle beraber yakın rotalar peşine düşerken dedim Görkem önce bir Midilli Adası’ndan başla. Ben de düştüm Yunanistan’ın bu büyük ve yakın adası Midilli yollarına.

Midilli’ye Giderken Feribottan Ayvalık

Midilli’ye Nasıl Gidilir ?

15 Ağustos Çarşamba. Sabahın erken saatlerinde Bandırma, Balıkesir’deki evimden yola çıktım ve 2-3 saatlik bir yolculuk ardından zeytin ağaçları eşliğinde Ayvalık’a ulaştım. Neyseki buradan Midilli’ye geçmek için yalnızca bir gemi ve birkaç dakikaya ihtiyacım olacak 🙂

Midilli Adası’na gitmenin en iyi yolu benim gibi Ayvalık’a gelmek ve buradan yılboyu gerçekleşen feribot seferleri ile adaya ulaşmak. Ben bu rotada çalışan Jalem Tur’u tercih ettim. Hızlı katamaranları ile 45 dakikada adanın doğusundaki Midilli şehrine ulaşabiliyorsunuz. Ayrıca adanın kuzeyindeki Molivos ( Petra ) şehrine de direkt seferleri var. Fiyatlar gidiş-dönüş olarak 30 euro şeklinde. Yunan adalarına ulaşımla ilgili yazımdan ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

Bizi Midilli Adası’na Götürecek Biletlerimiz

Biletlerimizi aldık 🙂 Bu gezide bana kardeşim Erdem de eşlik ediyor. Feribotumuz saat 9 da kalkacak. Öncesinde Ayvalık Limanı’nda pasaport kontrolünden geçiyor ve yolculuk için yerimizi alıyoruz.

Pasaporttan geçiş, havalimanlarından farksız. Burada da yurtdışı çıkış harcı almanız gerekiyor, fakat önceden bir hazırlığa gerek yok, hemen terminalin içinden temin edebilirsiniz.

Hava o kadar güzel ki deniz çarşaf gibi. Kaçırmadan bolca fotoğraf çektiriyoruz ve hareket vakti !

Jalem Tur’un Hızlı Kataramanlarından Biri ve Ben 🙂

Midilli Adası Hakkında Bilgiler

Şimdi biraz şu Midilli’yi tanıyalım. Aslında bu adanın adı Lesvos. Bizim Midilli olarak bahsettiğimiz adanın en büyük şehrinin adı oluyor. Yüz ölçümü 1600 kilometrekare civarında olan bu ada tahmininizden biraz büyük 🙂 Kısaca Gökçeada’dan 5-6 kat daha büyük. Ayrıca Yunan Anakarası’ndan daha çok Türkiye’ye yakın olan adalaradan biri.

Adanın en büyük şehri Mytilene yani Midilli. Toplamda nufüsu ise 100 bine yakın. Ada aslında Fatih Sultan Mehmet devrinden itibaren 20. yüzyıl başlarına kadar Osmanlı idaresinde kalmış. Günümüzde de bunun etkilerini görmek mümkün olsa da yaşayanların çoğunlu Yunanlılar olduğundan işler biraz değişmiş.

Midilli Adası’na Yaklaşırken

İlk İzlenimler

45-50 dakikayı bulan bir yolculuk ardından adaya yaklaşıyoruz. Ön tarafta kocaman bir Hellenic Seaways gemisi karşılıyor beni. Bu gemiler tüm Yunan adalarını dolaşarak Atina’nın Pire Limanı’na kadar gidiyormuş.

Kısa bir süre sonra Lesvos Adası’na yanaşıyoruz. Bildiğiniz gibi Yunanistan ziyaretlerinizde Schengen vizesi almanız gerekiyor. Ayrıca yaz dönemlerinde Midilli’yi kapıda vize ile ziyaret edebilirsiniz. Bu iki vize türü için de ilgili yazılarımın linki üzerlerindedir, göz atabilirsiniz.

Adadan İlk Manzaralarım / Bahsettiğim Evler

Pasaport kontrolü ardından Mytilene şehrindeyim. Kontrolün yapıldığı binanın değişik bir atmosferi var. İlk dakikadan başka bir ülkeye geldiğinizi hissediyorsunuz. Karşımda daha çok Atina çevresinde gördüğüm tarz evler var.

Midilli limanının bulunduğu koya gidiyorum. Ayvalık’ın aksine etraf pek kalabalık değil 🙂 Şehir daha çok kendi halinde bir balıkçı kasabasını andırıyor. Sahil boyunca uzanan yol ve evler görülmeye değer.

Midilli Limanı ve Şehir

Midilli’de Gezilecek Yerler

Agios Therapontos Kilisesi

Ara sokaklardan birine dalıp Midilli’yi keşfetmeye başlıyorum. Karşıma adada gezilecek yerlerden biri olan Agios Therapontos Kilisesi çıkıyor. Burası Modern bir Bizans Kilisesi. Roma sütunları ve Akdeniz renkleri ile oldukça hoş.

Agios Therapontos Kilisesi’ne giriş ücretsiz. İçeride Ortodoks mezhebine ait figürler görmeniz mümkün. Ayrıca sıcak havada iyi bir dinlenme noktası 🙂

Agios Therapontos Kilisesi

Yürümeye devam.. Doğaçlama olarak ada hayatını görmek istiyorum. Gözümün aldığı tüm sokaklara girip detaylıca gözden geçiriyorum. Burası tam anlamıyla turistik bir nokta olmadığından ada hayatını iyi şekilde gözlemleyebiliyorum.

Özellikle gördüğüm bir kahvehane beni Türkiye’de hissettirdi 🙂 Tek fark çay değil de kahve içiyorlar !

Yunanistan’a gelince tabelalar bile bi ilgi çekici oluyor. Malumunuz onlar Latin Alfabesi kullanmıyorlar. Aslında çoğu harf benzer olsa da Yunanca yazan tabelaları anlamak bazen imkansız.

Midilli Sokakları

Midilli’nin Osmanlı Çeşmeleri

Girdiğim ara sokaklarda sıkça Osmanlı zamanından kalma çeşmeler görüyorum. Zaten adanın kültüründe de bu çeşmeler var. Neyseki yanımda minik bir su şişesi getirmiştim, hem onu doldurup hem de öğle sıcağında biraz saçlarımı ıslatıp serinliyorum.

Mytilene’nin sahile uzak tarafları biraz tepelik. Bu da fazlaca kondisyon demek 🙂 Aynı zamanda harika manzalarar ve merdivenler. Ben bir tane de minik kilise buldum ! Midilli sokakları sürprizlerle dolu.

Midilli’nin Çeşmelerinden Biri

Roma Kalıntıları

Şehrin kuzey sahiline ilerlerken pastel renklerle boyanmış evler eğlenceli bir havaya sokuyor insanı. Bu sırada Midilli’de gezebileceğiniz bir yer olarak bahsedebileceğim Roma kalıntılarından farkediyorum.

Aslında adanın içinde farklı farklı birçok noktada bu kalıntıları görebilirsiniz. Çoğunun yanında tarihi bilgileri bulabileceğiniz bir tabela da var.

Sokakların Arasında Karşıma Çıkan Kalıntılardan Biri

Kuzey sahiline vardım ! Bir ören yerini andıran tarihi kalıntılarla dolu park ile Ege’nin keyfini çıkarmak mümkün. Ayrıca burada iki de güzel kilise var. Özellikle parkın içindeki minik şapel görülmeli derim.

Kalenin yanında kalan bu noktada birkaç keyifli çay bahçesi de var. Buralarda kahve ya da soğuk meşrubatlar içerken dinlenebilirsiniz.

Kuzey Sahilinin Oradaki Sevimli Şapel

Midilli Kalesi ve Osmanlı Hamamı

Sonunda Midilli Kalesi’ne geldim. Tarihi yüzyıllar evveline dayanan adanın bir de kalesi olmaz mı ?

Midilli Kalesi’ni benim için özel kılan ana unsur, Bizans ve Osmanlı eserlerini bir arada görmek oldu. Kale, Bizans zamanının en ihtişamlılarından biriymiş. Osmanlı’nın ele geçirmesi ile beraber Hamamlar ve yeni detaylar kazanmış.

Kuzey Sahilinden Midilli Kalesi

Özellikle batı ucundaki surlar üzerinde Osmanlıca yazılar görebilirsiniz. Aynı zamanda Bizans döneminden kalma kiliseler ve daha fazlası…

İçeri giriş için Mytilene şehir merkezindeki tarafı kullanmanız gerekiyor. Günümüzde yavaş da olsa bir restorasyon çalışması varmış.

Kalede Farkedebileceğiniz Osmanlıca Yazılardan Biri

Tsamakia Park ve Özgürlük Heykeli

Gün ortasına gelirken kavurucu sıcak biraz beni sersemletti doğrusu. Kalenin hemen yanındaki Tsamakia Park’a iniyorum. Parktan çok bir ormanlık alan gibi. Ayrıca kamp yapmak isteyenler için de uygun bir alan.

Tekrar liman bölgesine dönerken Midilli’nin Özgürlük Heykeli ile karşılaşıyorum. Limanın girişine hakim bir noktada konumlandırılmış heykelin anlamı tahmin edeceğiniz gibi Yunanlılar için derin.

Tsamakia Park

Heykel, okyanus ötesindeki benzeri gibi elinde bir meşale de tutuyor 🙂

Sahilden devam edince keyifle döşenmiş kafe ve restoranlar var. Burada Yunan usulü tavernalardan tutun modern butik kafelere kadar her seçenek var. Fiyatları da öyle aman aman değil. 3-5 euro’ya birşeyler içmeniz mümkün.

Mytilene’nin Özgürlük Heykeli

Metropolis Kilisesi ve Çan Kulesi

Merkezin kale tarafında gezerken Metropolis Kilisesi’ni farkediyorum. Zaten çan kulesi farkedilmeyecek gibi değil 🙂 Adanın çoğu noktasından görülüp ilgiyle takip edilebiliyor.

Belkide bir tapınak olarak bahsetmeliyim. Çünkü gerçekten Midilli’nin öne çıkan yapılarından biri ve güçlü bir mistik atmosferi var. Özellikle bahsettiğim çan kulesi Gotik yapısıyla etkileyici bir güzellikte. Ücretsiz olarak bu kiliseyi de gezin görün, içi de dışı kadar güzel.

Metropolis’in Etkileyici Çan Kulesi / Solda Yunanistan Bayrağı

Midilli Rıhtımı

Rıhtıma geri dönüyorum. Yunan sahil güvenlik ve hücum botları kendini hemen belli ediyor 🙂 Ülkeleri için stratejik bir konumdalar tabii, sıkça ülkemiz güçleriyle de sürtüştükleri doğrudur.

Sahil boyunca polis karakolu, belediye hizmetleri binaları ve Midilli’nin sevimli tiyatrosu var. Adanın o kadar da küçük olmadığını söylemiştim, sık olmasa da oyun ve aktiviteler yapılıyormuş.

Limanın güney ucuna kadar yürüyorum, burası daha fazla taverna ve balık restoranına ev sahipliği yapıyor. İlerisinde de adanın marinası bulunuyor. Benim için buradan sonra gezilecek yerler bitti sayılır. Şimdi biraz havanın ve denizin tadını çıkarma vakti.

Midilli Rıhtımı

Midilli’de Denize Girilir mi ?

Midilli’de denize girilecek aslında çok nokta var. Fakat bunlara gitmek için özel aracınız olması şart. Benim gibi günübirlik gelenler için Kalenin yanındaki Tsamakia Plajı harika bir seçenek.

Tsamakia Plajı’na giriş normalde ücretli. Şanslı olmalıyım ki özel bir dini güne denk geldiğim için bugün ücretsizmiş. Burası belediye tarafından işletilen hoş bir işletme. İçeri giriş yalnızca 2 euro. Bu fiyata duş, kabinler, lavabo, şemsiye ve şezlonglar dahil !

Ayvalık bölgesinde böyle bir fiyatlandırmaya alışık olmadığım için biraz şaşkın biraz da mutluyum açıkçası. Hemen içeri girip güzel bir şezlonga kardeşim Erdem ile kuruluyoruz.

Tsamakia Plajında Denize Girerken Ben

Tsamakia Plajı

Deniz gerçekten çok güzel. Taşlı olduğu için fazlasıyla berrak. Suyun sıcaklığı da tam serinletici. Tek sorun taşların ayakları biraz acıtması 🙂 Önerim buraya deniz ayakkabısı ile gelmeniz. Gerçi plajın bir de iskelesi var fakat oraya gidene kadar da sıcaktan ayağınız yanacak !

Plaj çok kalabalık değil, hele ki Ayvalık bölgesini düşününce “kimse yok” denebilir. Ağaçlık bir alan olduğu için serin ve piknik havasında. Buraya kadar gelmişken bu plajda biraz soluklanıp denizin keyfiniz çıkarmayı ben herkese tavsiye ediyorum.

Plajda geçen birkaç saat ardından şehirde biraz dolanıp artık dönüş için limana gidiyoruz. Midilli’deki kısa turumuz da tamamlanmış oldu. Ben şimdi sizler için ada hakkında birkaç ek konuya değineceğim.

Tsamakia Plajı

Adada Gezilecek Öteki Şehirler

Öncelikle adada gezilecek yerlerin Mytilene ile sınırlı olmadığını hatırlamalıyım. Başta Petra ve Molivos olmak üzere gezilmesi gereken önemli turistik noktaları var.

Buralara ulaşmak için en iyi seçenek araba kiralamak. Günlük 30-40 euro’ya araç kiralamak mümkün. Bence aracınızı kiralayın ve köy köy gezin dolaşın. Peki Görkem sen neden kiralamadın ?

Benim pek vaktim olmadı doğrusu. Eğer araç kiralasaydım Mytilene’yi bu kadar iyi keşfedemezdim. Bence bir gününüzü buraya ayırsanız yeridir. Bir kahve içmeden, çeşmede elinizi yıkamadan, denize giremeden bi bira patlatmadan olmaz ki 🙂

Adanın Diğer Taraflarına Gidebileceğiniz Otobüs Durakları ve Kardeşim Erdem 🙂

Ada İçi Ulaşım ve Otobüs Saatleri

Tabii adanın diğer yerlerine ulaşmak için tek seçenek özel araç değil. Fazla sık olmasa da ada içi ulaşımda çalışan otobüsler de var. Mytilene’den Molivos’a 1 saatte ulaşabiliyorsunuz, ücreti de 7.5 euro.

Midilli – Molivos – Petra ulaşımı için gerekli otobüs saatlerine ve genel ada otobüslerine buradan ulaşabilirsiniz, resmi belediyenin sayfasıdır. Türkçe seçeneği de var !

Mytilene’nin Hoş Kafelerinden Biri

Midilli Pahalı mı ?

Bir de fiyatlar konusu var. Euro olmuş 7 lira Görkem yorar mı bizi Midilli diyeceksiniz. Bence hiç yormaz 🙂 Özellikle yaz sezonunda Ayvalık’taki fiyatlar Midilli’den misliyle fazla.

Adada bir kahve bir bira içmek 2-4 euro. Yemek için de yöresel lezzetler, balıklar, mezeler 8-12 euro aralığında. Tabii bu söylediğim fiyatlar deniz manzaralı hoş restoranlarda.

Mytilene’de süpermarketler de var. En büyüğünün adı My Market. Ne ararsanız var, soğuk meşrubat ürünlerini buradan 0.50-1 euro civarlarına alabilirsiniz.

Lesvos’un Yunan Tavernaları

Midilli’den Ne Alınır ?

Peki Midilli’den ne alalım ? Bu konuda da şanslıyız. Adanın hediyelik eşya dükkanları baya bir insaflı. Magnetler 1-2 euro civarında. Ben güzel bir Lesvos çantası aldım hediyelik olarak 🙂

Ayrıca adanın aynı Türk tarafında olduğu gibi bir Zeytinyağı cenneti olduğunu söylememe gerek olmamalı. Bunun yanı sıra köylerde Yunan el işçiliği ürünleri de bulabilirsiniz.

Adanın Yokuşlu Sokaklarında Ben 🙂

Midilli’de Konaklama ve Oteller

Kısaca Midilli’de konaklama ve Midilli otellerinden de bahsedeyim. Özellikle adanın Petra bölgesindeki pansiyonlarda 2 kişi gecelik 30 euro civarına kalabiliyorsunuz. Hem de temiz, nezih yerler. Zaten ada komple olarak çok nezih ve güvenli.

Benim ziyaret ettiğim ağustos ayında Ayvalık’ta kalmak daha pahalıya geliyordu size öyle söyleyeyim !

Adanın Denize Açılan Keyifli Sokaklarından Biri

Yunanlıların Türklere Bakışı

Son olarak Midilli’de Türklere bakış nedir Görkem ? Bu en çekinilen konulardan biri, “Yunanlılar bizi yiyecek” 🙂 Bu tarz ön yargılara o kadar gülüyorum ki…

Yüzyıllarca beraber yaşadığımız hatta hala beraber yaşadığımız aynı coğrafyada bulunduğumuz bu keyifli insanlarla nasıl kötü olabiliriz ? Midilli’de de genel diğer Yunanistan tecrübelerimde olduğu gibi oldukça sıcakkanlı karşılandım, insanlarla sohbet ettim ve onlar da çok memnun oldu.

Yunan Alfabesi Tabelalarla Sınav Verirken 🙂

Hatta adada Türkçe konuşan insanları da bulabilirsiniz. Çoğu restoranda Türkçe sipariş alıyorlar. Ama siz onlara yine de bir “ya – su” deyin !

Bu şekilde Lesvos yani Midilli Adası’ndaki gezi notlarımı noktalıyorum. Midilli gezinize rehberlik edecek bir tarzda tüm hikayemi anlattığımı düşünüyorum. Yunan Adalarına gitmek ve Kapı vizesi konusunda yazılarıma göz atabilirsiniz. Ayrıca yakın bir zamanda Atina ve Meis Adası’nda olacağım, onlara da bir bakın 🙂 Sevgiler…

Yazının Devamı: Yunan Adalarına Nasıl Gidilir ?

İlginizi Çekebilecek Yazılar

 İnstagram'da Serüvenime Ortak Olun !

2 Yorum Bırakılmış

  1. Melisa Çınar says:

    Merhaba Görkem Bey,
    Aralık ayında Midilli’ye gitmeyi düşünüyorum. Bu tarihe kadar kapıda vize işlemi geçerli olur mu yoksa schengene mi başvurmam gerekiyor? Şimdiden teşekkürler.

Şimdi Sorun, Görkem En Geç Birkaç Saate Yanıtlasın !

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*