Angkor Wat, Kamboçya Gezi Notlarım

Gezi Notları / Güneydoğu Asya Gezisi

Angkor Wat, Kamboçya Gezi Notlarım


Herkese merhaba, Görkemliyollar’da bugün sizlere dünyanın önemli tarihi ve dini noktalarından birini anlatacağım. Siem Reap, Kamboçya yakınlarındaki Angkor Wat gezi notlarım ile karşınızdayım !

Angkor Wat bir ülkenin sembolü olabilecek ve uygarlığa ışık tutabilecek kadar önemli. Ben de bugün diğer gezi notlarımdan farklı olarak bolca tarih çalıştım ! Angkor Şehri’ndeki deneyimlerime tarihi bilgiler ekleyip bir de inşaat mühendisi kimliğimi katarak sizlere eşsiz bir Angkor Wat rehberi hazırlama niyetindeyim, tabii ki serüvenim eşliğinde.

Angkor Wat Tapınağı Genel Görünüm

Angkor Wat’a Nasıl Gidilir ?

Öncelikle Angkor Wat antik şehrine nasıl ulaşacağımız ile ilgili anlaşalım. Angkor’a ulaşmak için Kamboçya’nın Siem Reap şehrine gelmelisiniz.

Siem Reap, Kamboçya’nın batısında bulunan, ülkenin turistik anlamdaki en önemli şehri. Buraya ülkemizden ulaşmak biraz meşakkatli. Kamboçya’ya ulaşımı ve bu ülkedeki genel izlenimlerimi, Siem Reap gezi notlarımdan öğrenebilirsiniz. Bugün yolculuk Angkor’a !

Siem Reap’ten Angkor Wat’a Giderken

Siem Reap’ten Angkor Wat’a Ulaşım

03 Mayıs 2017 Çarşamba. Daha birkaç saat önce ulaştığım Siem Reap’te, hostele eşyalarımı bıraktıktan sonra, Angkor Tapınakları’na doğru yol alma vakti gelmişti. Fakat Angkor Wat’a nasıl gidileceği hakkında internette pek fazla bilgiye rastlayamadım, olanların da çoğu net değil !

İş başa düştü…Hostelin hemen önünde bekleyen tuk-tuk’çulardan birine gidip, merhaba diyorum !

Angkor Wat deyince başlıyor uzun uzadıya anlatmaya, çeşitli Angkor turlarından ve fiyatlardan söz ediyor. Başta sanki tur şirketleri gibi konuşurken 🙂 ortamı ısıttıkça gerçek seçenekler ortaya çıkmaya başladı.

Tuk-Tuk’umla Angkor Wat’a İlerliyorum

Angkor Wat Tuk-Tuk Turları

Ankor Şehri’ne giden tuk-tuk’ların iki ana rotası var. Bunlardan birincisi Angkor Wat, Bayon Temple ve Ta Prohm’u kapsayan kısa tur. Bu rota genelde 1 gün içinde tamamlanabiliyor ve aldığım teklif 25 dolar.

Ben Angkor Wat’da daha çok tapınak ve tarihi eser görmek istiyorum diyenler için bir de uzun tur var. Bu tur yukarıdaki kısa turun yanında, Preah Khan,  Neak Pean, Ta Som ve East Baray tapınaklarını kapsıyor. Uzun Angkor Turu’na katılmak isteyenler genelde bu rotayı 2 günde tamamlıyormuş. Bu rotada ilk teklifi 50 dolardan açan Samboo ile süren sıkı pazarlığım ardından 37 dolarda el sıkışıyoruz !

Anlaşmam ile Samboo beni iki gün boyunca Angkor Wat’daki bu yedi ana tapınağa ve çevresindeki yerlere götürecek. Bugün biraz zengin olmalıyım ki  🙂 tek başıma kiralıyorum. Fakat siz 2 veya 3 kişilik gruplar halinde tek bir ücret ödeyebilirsiniz.

Tuk-Tuk Keyfim / Angkor Wat Turum

Angkor Wat’a Ulaşım Seçenekleri

Peki Siem Reap’ten Angkor Wat’a ulaşmanın tek yolu tuk-tuk turları mı ? Tabii ki değil. Bu rotada bisiklet ve motosiklet kiralamak hatta otostop seçeneğiniz bile var.

Günlük 3-5 dolar’a bisiklet, 15-30 dolar’a da motosiklet kiralayarak istediğiniz yere gidebilirsiniz. Bisiklet kiralamayı düşünenlere küçük bir uyarım var ! 

Kamboçya’da hava gerçekten o kadar sıcak ve nemli ki güneşte birkaç kilometre yürümek bile bayıltıcı. Üzerine bu tapınakların üzerlerine çıkacak, inecek, koşacaksınız ki zevki çıksın ! Bisiklet kiralayanlar harika bir kondisyona sahip olmalı.

Angkor Wat Yollarından Biri ve Tuk-Tuk’lar

Tüm bunların dışında otostop şansınız da yok değil. Havalimanında tanıştığım Takaki’nin planı, tapınaklar arasında gördüğü insanlara bir durak beraber gitmeyi teklif etmek ve bu sayede bedava gezmekti !

Daha çok vakti olan ve macera arayanlar deneyebilir fakat benim bu coğrafyada iki günüm var ve enerjimi tamamen Angkor Tapınakları’na vermek istiyorum.

Samboo ile yola çıkıyoruz ! Kendisinden, bizi öncelikle bir markete götürmesini rica ettim, gün boyu kalacağım Angkor’da ne yenir ne içilir veya ne bulabilirim bilemiyorum. 

Siem Reap’te bir markete girip 2 adet 1.5 litre su ve atıştırmalık krakerler aldım. Samboo’yu da unutmadım tabii 🙂

Angkor Şehrine Giderken Karşıma Çıkan İlk Gölet

Angkor Wat Giriş Ücretleri

Ardından Angkor öncesi son durağımıza varıyoruz. Şehri, havalimanına bağlayan yol üzerindeki Kamboçya’nın Angkor Turizm Ofısi’ndeyiz. Buradan Angkor Wat biletlerini alacağım.

Angkor Wat’ta gezmek için bilet almalısınız. Angkor Wat giriş fiyatları; 1 gün için 37, 3 gün için 62 ve 7 gün için 72 dolar şeklinde. ( 2018 için de güncel )

Ben 3 günlük olandan alıyorum, ödediğim tutar 62 dolar. Fazlaca yüksek olduğunu düşünsem de, Kamboçya’nın tek turizm gelirine de söylenmek biraz şımarıklık mı olur ?

Bu biletler size aldığınız gün itibariyle geçerlilik süresi boyunca sınırsız giriş çıkış imkanı sağlıyor. Bileti alırken yanınızda nakit dolar bulundurmanız gerektiğini hatırlatmalıyım ! Kredi kartı burada geçmiyor, iade de yok. Biletlerin ortak kullanılmaması için üzerine bir de fotoğrafınızı koyuyorlar. İyi yönünden bakarsak harika bir hatıra bileti elde etmiş oluyorsunuz.

Angkor Wat Biletim

Angkor Wat Hakkında Bilgiler

Şimdi sizlere Angkor Wat hakkında genel bilgiler vererek burayı tarihsel olarak tanıtacağım. Gezimi yorumlayabilmek için bunları bilmeniz şart !

Angkor Wat, devasa boyutları ile dünyada görüp görebileceğiniz en büyük antik şehir. 30 yılı aşkın bir sürede Khmer Kralı II. Suryavarman tarafından Hindular’ın koruma tanrısı Vişnu’ya itafen yaptırılmış. 1145 yılında tamamlanan Angkor Şehri, bu zamandan sonra da yeni mimari detaylara kavuşmaya devam etmiş.

Angkor Wat ismi, Khmer dilinde “şehir” anlamına gelen “angkor” ve “tapınak” anlamına gelen “wat” kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Şehir, tapınakların yanı sıra, köprüler, galeriler ve merdivenler gibi çeşitli yapılara sahip. Bu yapıları Angkor’a has kılan, taş işlemelerdeki dini motifler ve Khmer Mimarisi.

Angkor Wat Genel Görünüm ve Hayvan Figürleri

Angkor Wat, kalıntıları günümüze az tahribatla ulaşan nadir antik şehirlerden biri. Bunun en büyük sebebi, başkentini Phnom Penh’e taşıyan Khmer Krallığı’nın bu şehri terketmesiyle, Angkor’un yüzyıllarca tropik ormanların içinde kalması.

Şehrin ne kadar süre keşfedilmeyi beklediği çeşitli efsanelere konu olsa da, popüler olarak tanınmasına olanak sağlayan, Henri Mouhot’un buraya olan gezisi ve yazdığı notları olmuş.

19. yüzyılda Angkor’u keşfettiği kabul edilen Mouhot’un ardından, bir yüzyıla yakın bir süre Angkor şehri, gür tropik bitkiler ve sarmaşıklardan temizlenerek gün ışığına çıkarılmış.

1992 yılında UNESCO Dünya Mirasi Listesi’ne de giren Angkor Wat, günümüzde tüm gezginlerin keşfetmek istediği popüler bir hale bürünmüş durumda. Ayrıca, sınırları içinde bulunduğu Kamboçya’nın da bayrak simgesi !

Angkor Tapınağı

Angkor Şehri’nden İlk İzlenimler

Artık antik şehir ve tapınakları keşfetme vakti, Angkor Wat yolcusu kalmasın !

Angkor’u Siem Reap’e bağlayan güneydeki yoldan şehre doğru yol alıyoruz. İlerledikçe etrafımızı saran ağaçlarla beraber farklı bir dünyaya yolculuk ettiğimi tekrar hatırlıyorum.

Bu yol oldukça kalabalık ve işlek, neredeyse her yanımda bir tuk-tuk. Keyifli bir doğa gezisi şeklinde başlayan yolda genişçe bir su havuzu görmemle beraber Angkor’a varıyorum.

Angkor Tapınağı’ndaki İlk Manzaram

Angkor Tapınağı

İlk durağım şehre ismini veren Angkor Tapınağı. Burası Angkor Wat denince akla gelen ilk yer ve şehrin en büyük tapınak kompleksi. Gelmeden önce gördüğünüz fotoğraflardan eminim ki hatırlayacaksınız.

İşte ben de bu manzarayı görür görmez biraz büyüleniyorum ! Tüm ihtişamıyla tam da karşımda. Bu tarz bir mimariyi çıplak gözle ilk kez görüyorum. Angkor Wat’a girmek için, tapınağı çevreleyen su havuzunu geçebileceğiniz ince uzun yolu kullanmalısınız.

Angkor Tapınağı’nın Dış Duvarları

Bu geçitte yürürken, iki yanınız su birikintisi ve karşınızda gittikçe büyüyen devasa bir yapı ! Buradaki taş işçiliği efsanevi bir boyutta doğrusu. Aslında direkt taş olarak nitelemek yanlış olur. Yapıldığı dönemde sıkça görülen tuğla ya da lateritin aksine Angkor’da kum taşı kullanılmış. Bu özellik Angkor’un simgelediği Khmer Mimarisi’nin en belirgin farkı.

Geçitte misafirlerimiz de var 🙂 Her yanımda helikopter böcekleri, hem de kocamanlar. Siz onlarca deyin ben yüzlerce.. Tapınağa ulaşma konusunda öyle kararlıyım ki, aralarından hızla geçip ilerliyorum !

Angkor Tapınağı’nın İçindeki Budizm Öğeleri

Angkor Tapınağı’nın içerisine girdim sonunda ! İçerisi sanki bir açık hava müzesi. Dört bir yanımı kaplayan bu tarihi duvarlara, değerli işlemeler ve sonradan getirilmiş çeşitli Budizm öğeleri eşlik ediyor.

Bu tapınaklarda dilediğiniz her yeri gezebilirsiniz. O kadar büyük ki Angkor Tapınağı’nı gezmek, biz Türkler için bile saatler alabilir. Biliyorsunuz dünyanın en hızlı müze gezme rekoru bizde 🙂

Angkor Tapınağı’nın Arkadan Görünümü

Angkor Wat Motifleri

Tapınakların içindeki kabartma ve motifler hemen dikkatinizi çekecektir. Angkor’da bunlar genellikle koruyucu melekleri canlandırıyor.

Bunun yanında duvarlarda, cennetten geldiğinine inanılan peri figürleri de görmeniz mümkün. Bu figürlerin her birinde periler farklı bir yüz ifadesine sahip. Angkor’da bu duvarların size anlatacağı çok şey var !

Angkor’un Duvar Motifleri ile

Angkor Tapınağı’nın hemen yanında bir sürü küçük dükkan var. Burada aklınıza gelebilecek her türlü hediyelik eşyayı ve yöresel ürünleri bulabilirsiniz. Sazlıkların ve ağaçların arasından tapınağı izlemenin de keyif ayrı.

Şimdi Samboo’yu buluyorum ! Angkor Şehri’ni gezerken tuk-tuk’çular sizi tapınağa bırakıyor ve dinlenmeye çekiliyor. Genellikle kıyı köşe bir yerde duruyorlar, inerken nerede duracaklarını zaten tarif ederler. Ben de kısa bir sürede tuk-tuk’umu bulup yola koyuluyorum.

Angkor Tapınağı Çevresindeki Detaylar

Angkor’un Düzenli Şehir Planı

Kuzeye doğru ilerlerken Angkor Şehri’nin muhteşem şehirleşmesi dikkatimi çekiyor. Burası düzenli şehir planı ile ekstrem bir şehir. Tapınaklar arasındaki yollar, köprüler ve girişler birbirleriyle o kadar uyumlu ve doğru konumlandırılmış ki…

Sanki biri koordinat verip planlamış ve yüzlerce harita mühendisi çalışmış gibi, bu tabi uygulaması ! Projesine hiç girmiyorum, günümüzdeki mühendislik örnekleriyle yarışır doğrusu !

Angkor Tapınağı’nın Oradaki Dükkanlar

Bayon Tapınağı

Şimdi ikinci durağım olan bu şehrin özel tapınağı Bayon’dayım. Bayon’a girerken Angkor Thom adında tapınakla uyumlu bir köprü ve geçitten geçiyorsunuz. Bu kapının altından geçerken kendinizi birkaç yüzyıl geride gibi düşünebilirsiniz.

Angkor Wat ismi altında çok bilinmese de bana kalırsa şehirdeki en güzel tapınak Bayon’dur. Bayon Tapınağı zengin süslemeleri ve figürleri ile bir başka, insanın gözlerini kamaştırıyor.

Bayon Tapınağı

Bayon’u tam karşınıza aldığınızda heyecanlanabilirsiniz. Size bakan onlarca suratı görüyor musunuz ? Kendimi ünlü gibi hissediyorum, bir sahnedeyim ve yüzlerce Khmer’li beni izliyor !

Bu tapınakta toplam 37 kule ve her birinde birer yüz figürü varmış. En dikkat çekici olan da bu figürler birbirinin kopyası değil. Öğle saatleri yaklaşırken Bayon’u keşfetmeye devam ediyorum. Bu tapınağın en üst noktasına kadar çıkacağım.

Bayon Tapınağı’nın Tepesinden

Angkor Wat Merdivenleri

Sıcak, yorgunluk, nem… Bana hiç engel olacak gibi değil, kıpkırmızı da olsam, sırılsıklam da olsam keşfetmeye devam. Bayon’un tepesindeyken sanki buranın kralı benim !

Tapınağın tepesine çıkarken bu şehrin ünlü merdivenlerini kullanmanız gerekiyor. Angkor’da merdivenler bile bir başka. Bu merdivenler de Angkor’un uyum içindeki düzeninden nasibini almış. Genellikle tapınakların dört yüzünde olmak üzere en tepeye kadar uzanıyorlar.

Bayon’un Dik Merdivenleri

Merdiveler o kadar dik ki aman dikkat ! Kayıp düşmeniz hiç de zor olmaz, sizi kim kurtarır bilemiyorum. Belki de atmosferi daha da gerçekçi kılan, Angkor Wat’ın tamamen gerçek dünyası. Burada gezerken, düşe de bilirsiniz, karşınıza çıkan egzotik zehirli canlılara yem de olabilirsiniz 🙂 

Bayon’un tepesinde bir de restorasyon çalışmasına rastlıyorum, stajımı Angkor Wat’da mı yapsam ?

Bayon’da Devam Eden Çalışma

Angkor Wat’da Ne Yenir ?

Tekrar tuk-tuk’umun yanına dönüyorum. Samboo biraz acıkmış 🙂 Beni tapınak yakınlarında bir yemek tesisine götürüyor. Burası Angkor Şehri’ni gezmeye gelenler için yapılmış, köy tarzı bir restoranlar topluluğu. Aslında ben atıştırmalıklarımla karnımı doyurmuştum

Bu sırada Samboo kendine bir yemek söyleyip başladı karnını doyurmaya, ben de soğuk bir içecek ile eşlik ettim. Aslında hesabı benim mi ödemem gerektiği konusunda bilgisizdim 🙂 Yemek sonunda anladım ki, bu restoranlar onlara müşteri getiren tuk-tuk’çulara yemek veriyormuş !

Bayon’da Ayağıma Konan Güzel Kelebek

Tuk-Tuk’çu Gözünden Kamboçya

Ben pek birşey yemesem de en azından Samboo sayemde karnını doyurdu, hem de keyif bir sohbet ettik. Türkiye’yi pek tanımıyor, İstanbul’u ise hiç duymamış. Hayatı Siem Reap’te geçmiş. 30 yaşına gelmesine karşın hala evlenmemiş !

Kamboçya’da evlenmek için para lazım dıyor. Sevdiği kızı vermiyorlarmış para olmadan ! Daha önce yurtdışına da çıkmamış. Birkaç yüz kilometre ötedeki Tayland’a bile gitmemiş. Neden gitmedin diyorum ?

Samimi bir gülümsemeyle para yok ve vize var bir kere, diyor. Kamboçya yükselen turizmi ile zenginleşen bir görüntü sunarken aslında halk bundan çok da faydalanamıyormuş, yakınıyor bana…Hoş ülkemizde de yurtdışına çıkabilen kesim yüzde kaç ki ?

Samboo Beni Bir Yerlere Götürecek

Ta Prohm Tapınağı

Saat 2-3 civarları olmuş bile, yola koyuluyoruz. Bugün rotamdaki son yer Ta Prohm Tapınağı. Bu tapınak Angkor Wat’ın en sinematik olanı !

Ta Prohm’a giderken iyiden iyiye ormanların arasındayız. Başlardaki kalabalık görüntüden eser yok, Sadece ormanlar ve yer yer tarihi eserler. Sanki bir filmin içinde gibiyim. Aslında zaten bir filmin içindeyim !

Ta Prohm Tapınağı

Evet burası Angelina Jolie’nin canlandırdığı Lara Croft karakterinin filmi Tomb Raider’ın çekildiği noktalardan biri. Aslında Ta Prohm tapınağını da bu film meşhur etmiş. 

Ta Prohm yalnızca bir tapınak değil. Angkor Şehri’nin bir manastırı ve üniversitesi görevindeymiş. Khmer’in Angkor’un yapıldığı dönemde güçlü ve gelişmiş bir uygarlık olduğunu biliyoruz. Sonucu olarak böylesine eğitim noktaları görmek de şaşırtıcı olmadı.

Ta Prohm Tapınağı’nın Duvarları

Doğayla Tapınakların Savaşı

Ta Prohm geri kalan tapınaklara göre Angkor’un en doğayla bütünleşik olan yapısı, hem de tam anlamıyla. Koskocaman bir ağaç Ta Prohm’u ortasından delip geçmiş !

Bu manzarayı ilk görüşte yorumlamak zor. Çünkü inanılmaz gerçekten, adete doğayla insanlığın savaşı ! Doğa verdiklerini tek tek geri almış burada, fakat biz insanlar karşı atağa geçmişiz 🙂

Ta Prohm’u Delip Geçen Ağaç

Daha önce birçok antik şehir gezdim fakat Ta Prohm’da olduğu kadar iç içe olduğum hiç olmadı. Tapınağın içinde gezerken size günümüz dünyasını anımsatacak tek bir detay bile yok ! Yüzyıllarca öncenin bir simulasyonu gibi. Birini buraya getirip, zamanda yolculuk şakası yapsanız inanabilir !

Ta Prohm’un derinliklerinde, Budist rahiplerine ve mini tapınaklara da rastlamanız mümkün. Buralarda Budistler mum yakıp dua ediyorlar.

Ta Prohm’un İç Avlusu

Buraya geldim geleli saati unuttum, akşam üstü olmuş bile. Aslında gün batımını izlemek konusunda hevesli olsam da turumuz 2-3 saat erken bitti ve ben bugün Siem Reap’i de deneyimlemek istiyorum. Bu güzel anı ve kalan tapınakları yarına bırakıyor, şehre dönüyorum. 

Angkor Wat’daki ilk günümde yazı başında bahsettiğim kısa turu, üç güzel tapınakla tamamlamış oldum. Angkor Şehri’nde gezeceğim yerler daha bitmedi, kalan yerlere yarın devam edeceğim. Şimdi Siem Reap’te keyifli bir gezi, eğlence ve ardından uyku vakti !

Angkor Tapınağı ve Ben / Siem Reap, Kamboçya


Angkor Wat’da Gün Doğumu

04 Mayıs 2017 Perşembe. Kamboçya’daki ikinci günüme uyanıyorum. Aslında planıma göre günün ilk ışıklarına Angkor Wat’ta şahit olmalıydım. Fakat Siem Reap’in inanılmaz eğlence hayatıyla neredeyse ilk ışıklara kadar eğlenmişim !

Bildiğiniz üzere Angkor şehri güneşin doğuşu ve batışını izleyebileceğiniz özel mekanlardan biri. Size anlattığım etkileyici atmosfer ile doğanın nimetleri adeta burada düet yapıyor. 

Gün doğumunu izlemek için tuk-tuk’lar sizi sabah karanlığında alıp Angkor Şehri’ne götürüyor. Güneşin ilk ışıkları ardından gezmek de daha serin bir ortam sunabilir size. Ben yapamasam da size tavsiye ediyorum !

Sizler İçin Hostel’deki Arkadaşımdan İstediğim Ankor Wat’da Gün Doğumu Fotoğrafı

Bazen bu tarz şeyleri kaçırdığıma çok üzülmüyororum. Angkor’a bir daha gelebilmem için bir bahane gibi sanki 🙂

Hostelimin kapısında saat 11 de sözleştiğim Samboo ortalarda yok. Bugün yerine arkadaşı gelmiş, dediğine göre önemli bir işi çıkmış kendisinin. Benim için sorun yok, Angkor’da ikinci gün başlasın !

Bugün hava düne göre daha kapalı ve hafif yağmur çiseliyor. Bu durumdan hiç şikayetçi değilim, Kamboçya’da serin hava bir ayrıcalık.

Aniden Bastıran Yağmur Ardından Angkor Şehri’nin Yolları

Preah Khan Tapınağı

Dün keşfettiğim Bayon Tapınağı’nın önünden geçiyor ve daha kuzeye yol alıyoruz. Burada ziyaret edeceğim günün ilk tapınağı Preah Khan.

Burası Angkor’un biraz daha ileri kısımlarında kaldığından pek kimse yok. Preah Khan’ın girişinde oldukça keyifli bir köprü var. Angkor Şehri’nin köprülerinden bahsetmiştim ama bu en güzeli !

Preah Khan Tapınağı’nın Girişi ve Bahsettiğim Köprü

Köprüde dizilmiş onlarca yüz beni seyrediyor. Bu yüzlerin yarıya yakını harap olmuş fakat seçebildiklerimin hepsinde farklı yüz ifadeleri var. Bu bende, kralın buradan geçtiği sıradaki halkın ona farklı bakışlarını canlandırdı.

İçeri giriyorum. Preah Khan, Angkor’daki çeşitli etkinliklerin merkeziymiş. Buranın zamanında 100 binden fazla kişiyi ağırlayabildiğinden söz ediliyor. İçeride keşfedebileceğiniz bir sürü işleme var. Birkaç tanesi ile fotoğraf bile çektirdim !

Kendisini çevreleyen dış duvarlar ve Angkor’da sıkça rastlanan lotus çiçegi şeklindeki kuleler ile beraber bu tapınağın da kendine has bir havası var.

Preah Khan’ın İç Tarafı

Angkor Wat’ın Su Dağıtım Şebekesi

Preah Khan ayrıca Angkor’un gelişmiş su dağıtımını da simgeleyen bir nokta. Tapınak benzerlerinde olduğu gibi su üzerine inşa edilmiş ve kendisini dört bir yandan tutan bir su havuzu var.

Bu havuzlar ve galeriler, Angkor Şehri’nin gelişmiş su dağıtım şebekesinin birer parçası. Bu şebeke günümüzde bile standart olamamış ileri bir mühendislik içeriyor.

Angkor Şehri’nin Göletleri ve Su Şebekesi

Tuk-tuk’uma dönüyorum. Bu sırada kuvvetli bir yağmur başlıyor ! Hava adete birkaç dakika içinde kendini boşalttı ve etrafa daha canlı bir görünüm sundu.

Yolumuza devam ediyoruz, yağmurun hafiflemesiyle Neak Pean’e varmış oluyoruz.

Preah Khan Tapınağı’ndan

Angkor Wat’ın Muhteşem Doğası

Neak Pean, Angkor’un anlamlı tapınaklarından biri. Bu bölgede oluşturulmuş kocaman bir göl üzerindeki yapay bir adada bulunuyor. Ben de ziyaret etmek için heyecanlıyım.

Neak Pean’e giden ince uzun köprü, şuana dek dünya üzerinde bulunduğum en güzel yer olabilir. Tarif edilemez bir manzarası var. Gölün üzerindeki yer yer sazlıklar ve nilüfer çiçeği benzeri bitkilerle beraber burası doğanın cömert bir eseri.

Neak Pean’e Giden Yol

Hafif atıştıran yağmur ile tahta köprüdeki ayak seslerim birleşince içimi huzur kaplıyor. Neak Pean’e giderken yeniden doğmuş gibiyim.

Burada çektirdiğim bolca fotoğraf ardından oturup biraz etrafı seyrediyorum, saatlerce kalabilirim ! Bulutların ve ağaçların göl üzerindeki yansımasında kaybolup gitmişim.

Angkor Wat’in Muhteşem Doğasında Ben / Neak Pean’e Giden Köprü

Neak Pean Tapınağı

Şimdi buraya ismini veren küçük tapınağa vardım. Tapınak içinde büyük bir havuz ortasında Khmer Mimarisi bir yapı var. Khmer’ler bu havuzun suyunun şifa verdiğine inanıyorlarmış. Burası Angkor’un bir nevi hastanesiymiş de az önceki hislerimden sonra buraya hasta gelinebilir mi ki ? dedim içinden.

Ana havuzun dört bir yanındaki küçük bölümler, Su, Ateş, Toprak ve Rüzgar’ı temsil ediyormuş. Her bir köşede sırayla Fil, Boğa, At ve Aslan figürleri var. Nek Pean’in mistik ortamıyla birleşince güzel bir hale bürünmüş.

Neak Pean’den dönüşün en güzel yanı, bu inanılmaz köprüden bir daha geçecek olmak ! Tekrar kendimi sıfırlayıp sıradaki tapınağıma doğru yol alıyorum.

Neak Pean Tapınağı

Ta Som Tapınağı

Burası Ta Som Tapınağı. Angkor Şehri’nin nispeten küçük üyelerinden biri. İlk yapıldığı zamanlar laterit duvarlarla çevrili bir türbeymiş. Sonradan bir tapınak olarak anılmaya başlanmış.

Tapınak bu bölgedeki benzer üyeleri gibi bir mimariye sahip. Onu farklı kılan gopura adı verilen giriş kapısından yükselen heybetli ağaç olmuş. Doğa Ta Som’u çarpıcı şekilde sarmış doğrusu, gördüğüm en farklı manzaralardan biri olarak notlarıma ekleyebilirim.

Küçük bir tapınak ve yol üzeri olduğu için ziyaret edip en azından yarım saatinizi harcamanızı öneririm Ta Som’da. Bu tarz küçük tapınakların avantajı, az insan var ve daha kolay bütünü inceleyebiliyorsunuz. Angkor Wat ve Bayon gibi tapınaklarda bütünü yorumlamak belki de günler ister !

Giriş Kapısından Yükselen Ağaçla Ta Som Tapınağı

East Mebon Tapınağı

Saatim akşamüstüne yaklaşıyor ve rotamdaki yedinci ve son tapınağa doğru ilerliyorum; East Mebon.

East Mebon Tapınağı, Angkor’un farklı üyelerinden biri. Tapınak işleme ve kabartmalardan çok zarif hayvan heykelleri ile dikkat çekiyor.

Doğu Mebon’un üst katlarına çıkıyorum ! Bu sırada bulutların arasından, hafif açılı güneşle manzaram daha bir güzel. Tapınak etrafında su görmediğim ilk yer oldu Angkor’da, fakat eskiden sular ile çevriliymiş tabii. Hatta suyla çevrilen bölümü anlayabilmek için tapınağın tepesinden keyifli bir seyir yapabilirsiniz.

East Mebon Tapınağı

Khmer Mimarisi ve Hayvan Figürleri

East Mebon’un üstünü çevreleyen kule tuğladan yapılmış nadide bir Khmer örneği. Kum taşı ve tuğla yanında dikkatimi çeken demirli sıva kullanımı ile beraber modern yapım tekniklerinden izler de görmeniz mümkün.

East Mebon’un Tepesinden / Yüzünü Gösteren Güneş

Mebon’da bahsettiğim dikkat çekici hayvan heykellerinin en ikonik olanı üç başlı mitolojik fil Airavata. Bunun yanında Hindu tanrısı Shiva’nın kutsal boğası Nandi de keşfedilmesi gerekenlerden. Zaten East Mebon’da bu heykelleri atlamanız imkansız, çünkü fazlaca göz önündeler !

Tapınaktaki gezimi tamamlamış oldum hemen çıkışında güzel el yapımı resimler var. Keşke birini alıp da evime götürebilsem ! Fakat maceralı rotamda onu zarar görmeden taşımam gerçekten zor.

East Mebon’un Ünlü Fillerinden Biri

Srah Srang Seyir Noktası

Angkor Wat’da görmeyi planladığım tapınakları bu şekilde tamamlamış oldum. Şimdi son bir noktaya yolculuk yapıyorum; Srah Srang.

Srah Srang, East Mebon yakınlarında bulunan keyifli bir seyir noktası. Angkor Şehri’nin göletlerinden birinin hemen kenarında bulunan bu kısımda, tarihi detayların yanı sıra göle yansıyan doğa manzaralarını da izleyebiliyorsunuz. Bulunduğum sırada su adete çarşaf gibi…

Srah Srang Seyir Noktası

Angkor Wat’da Gün Batımı

Bu sırada saatin kaç olduğunu unutmuşum ! Neredeyse gün batımını da kaçıracağım. Hemen tuk-tuk’uma binip Ankor Wat Tapınağı’nın doğu ucuna gidiyorum. Buradan gün batımı izlemek bambaşka bir his. Havanın biraz bulutlu anına denk geldiğim için fotoğraflar çok sevimli olmadı açıkçası fakat beni en çok etkileyen Angkor Wat’ın karanlık çöktükten sonraki ürpertici görüntüsü 🙂

Bana kalırsa buraya gelen herkes bu anı yaşamalı ! Aslında daha meşhur ve güzel olan gündoğumu. Efsanelere konu olan şekilde tapınak batıya baktığı için arkasından doğan güneşi izlemek bir başka güzel olmalı.

Yazı başında söylediğim gibi ben bu anı bir sonraki Angkor Wat ziyaretime bıraktım. Fakat hosteldeki arkadaşlarımdan bu günün sabahı için güzel bir fotoğraf rica ettim, sizlerle paylaşacağım.

Benim İçin Gün Batımı 🙂 Gün Doğumu Fotoğrafını İlgili Bölümde Paylaştım

Angkor Wat Gizemi ve Efsaneleri

Efsaneler demişken parantez açmak lazım. Angkor Wat hala açıklığa kavuşmamış bolca efsane ve gizeme konu oluyor. Bunların en bilineni, Kamboçya’daki tüm tapınakların doğuya bakmasına karşın Angkor Wat’ın batıya bakıyor oluşu. Bunun sebebini bilen yok ! Belki de hep gün batımı izlemeyelim diyedir 🙂

Diğer bir efsane ise kime ait olduğu bilinmeyen suratlar içeren kabartmalar. Ortaya atılmış çok fikir var ama gerçeği kimse bilmiyor ! Bunun yanında tapınağın içine bir gece ansızın bırakıldığı söylenen bir de Buda Heykeli’miz var 🙂 Angkor Wat öylesine gizemli bir yer ki böylesine yüzlerce efsane çıkabilir.

Angkor’un Gizemli Figürlerinden

Dokuz Rakamının Önemi

Dokuz rakamı da duyduğum gizemlerden biri. Halk arasında söylenene göre Angkor Şehri için 9 özel bir rakam. Örneğin Angkor’un ünlü merdivenlerinde toplam 54 basamak varmış ve rakamları toplamları 9 ediyor. Bu basamakları 4 yüzdekiler ile çarpıncada rakamlar toplamı 9 ya da kralın 108 hastane yaptırdığını söylüyorlar. Bu bana biraz fazla zorlama gelse de dokuz da önemliymiş burada. Benim de bugün Güneydoğu Asya’daki 9. günüm 🙂

Bu şekilde Angkor Wat’daki maceramın sonuna gelmiş oluyorum. Ben gelmeden açıklayıcı bir gezi notu bulamamıştım, çoğu yaşadığım spontane şekilde gelişti. 

East Mabon’daki Resimler

Angkor Wat Kaç Günde Gezilir ?

Bende bunun sonucunda sizlere farklı bir Angkor Wat gezi rehberi hazırlamaya çalıştım. Angkor Şehri’nde gezilecek yerler ve anlatılacak şeyler bitmez. Ne yazsam birşey eksik kalacak, neredeyse taşı toprağı tarihi eser bu toprakların ! Hatta Lidar adı verilen teknoloji ile toprakların altındaki taşlar sismik olarak taranabiliyormuş ve Siem Reap’ten Phnom Penh’e kadar bu taramanın pozitif sonuç verdiği söyleniyor siz düşünün.

Ben bu topraklarda dolu dolu iki gün geçirdim. Önceden yaptığım tarihi araştırmalar ve mühendislik bakış açımla bu geziyi daha farklı bir yere taşıdım kendi çapımda. Gördüklerim benim için taş parçalarının ötesinde birer zaman yolcusu ve yaşayan uygarlıklar !

Angkor Wat’ta Sıcaktan Kıp Kırmızı Olan Ben / Siem Reap, Kamboçya

Siem Reap Gezi Notlarım

Ülkemizdeki herkesin bu güzel yere gelmesini isterim, tabii önce kendi tarihi eserlerimizi keşfetmek kaydıyla. Angkor Wat, Kamboçya’daki gezi notlarımı da böylece noktalıyorum. Kamboçya ve Siem Reap şehrinden söz etmedim çünkü ayrı bir gezi yazım var. O yazıda genel Kamboçya izlenimlerimi de aktardım, herkesin okumasını tavsiye ediyorum.

Güneydoğu Asya rotamın da sonlarına yaklaşıyorum. Yarın karayoluyla tekrar Bangkok’a geçeceğim, ardından ülkemize dönüyorum. Şimdilik bu kadar, sevgiyle kalın…

İlginizi Çekebilecek Yazılar

Şimdi Sorun, Görkem En Geç Birkaç Saate Yanıtlasın !

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*