Bangkok, Tayland Gezi Notlarım

Gezi Notları / Güneydoğu Asya Gezisi

Bangkok, Tayland Gezi Notlarım


Görkemliyollar’da bugün sizleri oldukça uzak ve farklı bir iklimle tanıştıracağım, Güneydoğu Asya.

Çocukluğumdan beri filmlerden ve belgesellerden görmeye alışık olduğum bu coğrafyada ilk ayak basacağım yer Tayland ve başkent Bangkok olacak. Sizler kadar ben de heyecanlıyım.

Gezi notlarım içerisinde Bangkok’ta gezilecek yerleri ve genel Tayland izlenimlerimi görkemli serüvenimle okuyabilirsiniz.

İstanbul – Bangkok Uçuşumun Boarding Kartı

Tayland’a Gitmeden Ne Yapılmalı ?

26 Nisan 2017 Çarşamba. Daha dün Budapeşte’den İstanbul’a gelen ben, güne evimde güzel bir kahvaltıyla başlıyorum. Bangkok’u prova edecek kadar sıcak olmasa da güneşli bir hava var.

Böylesine uzak yerlere gitmeden önce iyi bir hazırlık yapılması şart. Özellikle farklı bir iklime gidilecekse !

Bugün çantamda yer verdiğim şeyler arasında fazlaca atıştırmalık yiyecek, ilaçlar ve yazlık kıyafetler var. İlaç konusunu açmak istiyorum.

Güneydoğu Asya Ülkeleri’ne seyahat edecek herkes en yakın T.C. Seyahat Sağlığı Merkezi’ne başvurmalı. Bu siteden, gerekli tüm bilgilere ulaşabilirsiniz. Seyahat Sağlığı Merkezleri ücretsiz olarak hizmet veriyor ve gideceğimiz ülkede riskli görülen hastalıklara karşı gerekli aşı ve ilaç desteği sağlıyor bizlere.

Bangkok Uçağına Binerken / Atatürk Havalimanı

Bangkok’a Giderken Yanıma Ne Almalıyım ?

Bunun yanında Tayland’a giderken böcek kovucu sprey, ihtiyacı olanlar güneş kremi ve ilk yardım için gerekecek basit ilaçları yanınıza almanızı öneriyorum.

Herşey hazır ! Atatürk Havalimanı’na doğru yola koyuluyorum. Beni direkt olarak Bangkok’a ulaştıracak uçağım saat 20.10’da kalkıyor. On saatin üzerinde sürecek uzun bir uçuş olacak. Havalimanındaki kontrellerin ardından Türk Hava Yolları’nın İstanbul – Bangkok seferini yapacak Boğaziçi isimli uçağına biniyorum ve Tayland’a doğru havalanıyoruz !

Boğaçizi İsimli THY Uçağına Binerken / Atatürk Havalimanı

Bangkok’a Nasıl Gidilir ?

Ülkemizden Tayland’a ulaşmanın en kısa yolu Bangkok ve Phuket’e haftanın her günü İstanbul’dan düzenlenen direkt uçuşlar. Bunun dışında, körfez havayolları başta olmak üzere çeşitli yabancı firmaların aktarmalı uçuşlarıyla da ulaşabilirsiniz. Genellikle aktarmalı uçuşlar daha uygun bir seçenek sunuyor ancak benim gibi direkt olarak ucuza ulaşmanın da yolu var !

Bangkok’a demiryolu ile ulaşmanız da yakın bir zaman sonra mümkün olabilir. Ülkemizden Asya’ya yapılan tren projeleri önümüzdeki yıllarda sonuçlanacak gibi duruyor.

Bugün katedeceğim mesafe yaklaşık 7.500 kilometre. Güneydoğu Asya rotamda, toplamda dünyanın çevresinde yarım tur kadar yolculuk yapacağım.

Uçakla bu kadar uzak yerlere giderken dikkat etmeniz gereken bir konuda saat farkı yani “jet lag” etkisi. Özellikle benim gibi doğuya seyahat ederken bu durum daha da can sıkıcı olabilir ! Tayland ülkemizden 4 saat ileride.

Harita Üzerinden İstanbul – Bangkok Uçuş Rotası

Ülkemizin doğusu günü bize göre daha ilerde yaşadığı için gitmeden önce burada sabah erken kalkmaya kendinizi alıştırmanız en iyisi olacaktır. Bu sayede oraya gittiğinizde zorluk yaşamazsınız.

Bunun dışında uçağa bindiğiniz andan itibaren artık saatinizi ineceğiniz yere göre ayarlayıp oranın saatine göre uyku düzeni tutmanız bence bir zorunluluk. Zaten çoğu uçağın kalkış saatleri insanların en iyi uyum gösterebileceği şekilde ayarlanıyor. Ben de bu akşam uçakta geçireceğim 11 saatin çoğunda uyumayı ve sabah Bangkok’a enerjik bir şekilde varmayı planlıyorum.

Tayland Hakkında Genel Bilgiler

Şimdi kısaca Tayland ve Bangkok hakkında genel bilgiler vermek istiyorum.

Resmi adı ile Tayland Krallığı, Güneydoğu Asya’da bulunan bir ülke ve 1200’lü yıllardan buyana çeşitli uygularlıklarla bu bölgede hüküm süren Taylar’ın son kurduğu devlet. Ülkenin nüfusu 70 milyona yakın. Resmi dili Tayca ve para birimi Tayland Bahtı.

Bangkok Genel Görünüm / Wat Arun Tapınağı / Çao Praya Nehri Üzerinden

Yeni Başlayanlar İçin Bangkok

Tayland günümüzde Çin, Hint ve Güneydoğu Asya etkisindeki özel kültürüyle dikkat çekiyor. Özellikle son yıllarda, sahip olduğu kültürel değerlerin yanı sıra doğası, plajları ve yıl boyu sıcak tropikal iklimi ile de dünyanın en gözde turizm merkezlerinden biri olmuş durumda.

Başkent Bangkok ülkenin en büyük ve önemli şehri. Ülkenin ortası sayılabilecek bir noktada Güney Çin Denizi kıyılarının yakınında bulunuyor. Başta Güneydoğu Asya olmak üzere tüm dünyanın en kozmopolit ve kalabalık noktalarından biri. 15 milyonu aşan nüfusu ile tam bir metropol.

Yüksek dinamizmi, hızla gelişen ticari ve ekonomik değeriyle dünyanın yükselen şehirlerinden biri olan Bangkok’un yerel adı 166 harften oluşuyor ve bu dünyanın en uzun şehir ismi.

Şehir ayrıca Dünya Meteoroloji Örgütü verilerine göre dünyanın en sıcak büyük şehri ve son yıllarda yapılan bazı araştırmalara göre dünyanın en çok turist olan noktası !

Bangkok Genel Görünüm / Dusit’e Giderken


27 Nisan 2017 Perşembe. Uçakta geçen gecenin ardından Tayland toprakları üzerine varmış gözüküyoruz. Gece boyunca sırasıyla Azerbaycan, Afganistan ve Hindistan üzerinden uçtuk.

Tayland’a Giriş Formu

İniş için alçalmaya başlamadan önce uçakta, Tayland’a girişte doldurmanız gereken İmmigration Form dağıtılıyor. Bu formda ülkede ne kadar süre bulunacağınız, nerede kalacağınız gibi soruları yanıtlamanız gerekiyor.

Alçaldıkça aşağıda gördüğüm manzara beni heyecanlandırmaya başlıyor ! Görmeye alışık olduğumdan oldukça farklı bir coğrafya var. Sulak, sazlık ve düz araziler dikkatimi çekiyor.

Bangkok’a İnerken / Uçaktan Gördüğüm Manzara

Tayland Vize İstiyor mu ?

Yerel saatle sabah 09.50’de Bangkok Suvarnabhumi Havalimanı’na inişimizi gerçekleştiriyoruz. Uçaktan ayrıldığım andan itibaren sıcağı hissetmeye başladım. Terminalde hızlıca ilerleyip pasaport kontrolüne giriyorum.

Tayland ülkemiz tüm pasaportlarından kısa süreli ziyaretlerinde vize istemeyen bir ülke. Bangkok’a yapacağınız seyahatlerde de doğal olarak herhangi bir vize işiyle uğraşmanıza gerek yok.

Pasaport kontrolüm yalnızca saniyeler alıyor ! Tayland’a sıcak bir hoşgeldinle alınıyorum.

Tayland’a Girişte Doldurmanız Gereken Form

Terminalde dikkatimi çeken ilk şey Tay Alfabesi yazılar oluyor. Sıradan tabelalar bile, estetik duran harfleri ile süslemeli bir yazı sanatını andırıyor doğrusu.

Bangkok Havalimanı – Şehir Merkezi Ulaşım

Suvarnabhumi Havalimanı’ndan Bangkok şehir merkezine ulaşmak için Airport Rail Link isimli metroyu kullanacağım. Bu şekilde sadece 30 dk içerisinde şehir merkezindeki Phaya Thai istasyonunda olmayı planlıyorum.

Havalimanı metrosunda dikkat etmeniz gereken birşey var ! Bu metronun şehir merkezine giden iki farklı çeşidi var. Benim gittiğim dönemde pahalı olan Express Line kapalı olmasına karşın her an yeniden servise alınabileceği için bu bilgiyi sizle paylaşmak istedim.

Bangkok Suvarnabhumi Havalimanı’nda Gördüğüm İlk Tabela

Airport Rail Link’in City Line isimli hattına binerek 45 baht karşılığında şehir merkezine seyahat edebilirsiniz. Metro yol boyunca 6-7 istasyonda duruyor ve rahat bir şekilde şehre ulaştırıyor. 10 baht’ın 1 liraya karşılık geldiğini de eklemeliyim.

Ancak bu seyahat için elinizde nakit Tayland Bahtı olması şart. Makinelerden bilet alırken kredi kartı kullanamıyorsunuz, bu yüzden az bir miktar parayı havalimanında baht’a çevirmelisiniz. Döviz ofislerinin çoğunda Türk Lirası geçmediğinden Amerikan Doları veya Euro taşımalısınız.

Metroya biniyorum ! Aslında havaray şeklinde de bahsedebilirim. Bu sayede yol boyunca güzel manzaralara şahit oluyorum. Bangkok’a hızla ilerlerken kendimi şehrin havasına sokmaya başladım bile.

Bangkok – Suvarnabhumi Havalimanı Arası Rail Link İçinden

Bangkok’tan İlk İzlenimler

Phaya Thai İstasyonu’ndayım. Metrodan indiğim andan itibaren hoş olmayan bir sürpriz karşılıyor beni !

Aslında uçaktan indiğim andan itibaren klimalı ortamda olmama karşın, buraların bile biraz sıcak olduğunu düşünüyordum, ta ki bu ana dek…

Hava o kadar sıcakki neredeyse nefes alamıyorum. Telefonumda oldukça masum gözüken 35 derece sıcaklık, inanılmaz bir nemle birleşince adete bayıltıyor beni. Sadece saatler önce İstanbul’da havanın 15 derecelerde olduğunu düşününce sanırım bu durumu normal karşılamalı.

Phaya Thai İstasyonu cadde seviyesinin biraz üzerinde bulunuyor. Heyecanla aşağı inip Bangkok’u yaşamaya hazırım !

Phaya Thai İstasyonu’ndan İlk Manzaram

Böyle bir anı anlatmak hiç kolay değil. Açıkcası metrodan indiğim andan itibaren fazlasıyla şaşkınım. Daha önce dünyanın fazlaca noktasına gitmiş olmama rağmen burası benim için bile çok farklı. Dört bir yanımdan gecen Tuk-Tuk’lar, motosikletler, caddenin ufkundan yükselen dumanlar ve şehre sıcakla beraber sinmiş bir koku… herşey çok garip !

Birkaç dakika sonra bu farklı atmosfere alışmaya başlıyorum. Aslında herşey o kadar garip bir keşmekeş içinde gözüküyor ki bu sahnenin içinde olmak ve tüm bu farklılıkları yaşamak çok eğlenceli !

İlk olarak şehir merkezinin kuzeybatısında yer alan, hostelime gideceğim. Bulunduğum Phaya Thai’den yaklaşık 3 kilometrelik bir mesafe var. Bangkok’u daha fazla deneyimlemek adına ben yürümeyi tercih ediyorum !

Bangkok Caddeleri

Bangkok’ta Şehir İçi Ulaşım

Bangkok’ta şehir içi ulaşım için fazlaca seçeneğiniz var. Şehirde metro ve havaray ağları mevcut ancak bunlar genellikle şehrin dış ve modern bölgelerine gidiyor. Şehir merkezinde otobüs, taksi veya Tuk-Tuk’ları kullanmalısınız.

Ancak Bangkok gibi kalabalık bir şehirde trafiğe girmek isteyeceğinizi sanmıyorum ! Burası Çao Phraya nehrinin ikiye ayırdığı bi şehir. Nehrin kolları yılan şeklinde şehri sardığından neredeyse tüm noktalara su üzerinden ulaşabiliyorsunuz. Bangkok’un yerel sevimli tekneleri ile gideceğiniz yere giderken bir yandan da Tayland atmosferini en iyi şekilde yaşayabilirsiniz.

Ara Sokaklardan Biri / Bangkok

Bangkok’un kalbine doğru yürümeye başlıyorum. Köhne ve fakir gözüken binalar oldukça ilgi çekici. Bu genel olarak Bangkok’un mimari stilini oluşturuyor açıkcası. Yeni yapılan yüksek binaları saymazsak şehrin neredeyse tamamında bu şekilde bakımsız duran birkaç katlı yapılar mevcut.

Fırsat buldukça ara sokaklara dalıyorum ! Artık tam olarak Bangkok’u yaşıyorum. Yol kenarlarında duran sokak satıcıları, dükkanlarında oturarak merakla bana bakan Tayland insanları…

Kanal Kıyısındaki Köhne Evler

Street Foods – Sokak Yemekleri

Sokakta satılan şeylerin çoğu yiyecek üzerine. Tayland’ta buna Street-Food diyorlar. Genellikle kızartma şeklindeki balık ve tavuk ürünlerini içeren bu yiyecekler Uzakdoğu yemek kültüründen. Şehrin neredeyse her yerinde bu şekilde açıkta yiyecek satan insanları görmek mümkün. O kadar sık ve fazlalar ki şehrin sıcak havasıyla birleşen bu yemek kokuları şehrin havasına sinmiş !

Yürüdüğüm yol boyunca kenarlarda müşteri mekleyen Tuk-Tuk’çu ve motorcular sıkça ıslık çalıyor. Fiziksel olarak burada turist olduğum çok açık. Halk turist gördüğü anda para kazanma niyetine giriyor hemen.

Yol Kenarında Müşteri Bekleyen Tuktukçulardan Biri

Bangkok’ta yürüken de dikkat etmeniz gereken noktalar var ! Bunlardan ilki burada trafiğin ters akıyor oluşu. İkincisi de buna bağlı olarak karşıdan karşıya geçmenin oldukça zor olması. 

Geniş ve uzunca uzanan Bangkok caddelerinde yollarda genelde trafik lambası pek yok. Ara ara üst geçitler var. Buralardan karşıya geçmek de bu sıcak havada hiç kolay değil.

Üst Geçitten Bangkok Caddeleri

Keyifli yol tabelaları eşliğinde iyice yaklaşıyorum şehir merkezine. Bu bölgede turistik dükkanları da görmeye başlıyorum. Bangkok’ta turizmin en temel parçası Budist Kültürü ve Tapınaklar.

Benim gibi batıdan gelen insanlar için farklı olan bu kültürün sonucu olarak Bangkok sokaklarında bazen kendinizden bile büyük Buda Heykelleri görmeniz mümkün. Bildiğiniz üzere burası Budist bir ülke.

Artık şehirde gezmeyi düşündüğüm yerlerin ilkine varmış oluyorum.

Güzel Görünümlü Cadde Tabelaları / Bangkok

Bangkok’ta Gezilecek Yerler

Demokrasi Anıtı ve Meydanı şehrin önemli noktalarından biri. Aynı isimle anılan meydan ve ortasında duran 39 metre yüksekliğindeki modern anıt 1939 yılında şehre kazandırılmış.

Meydanın diğer bir ucunda The Giant Swing yani büyük salıncağı görebiliyorsunuz.  1784 yılında Kral 1. Rama tarafından yaptırılan bu salıncak geçmişte görkemli törenlere sahne olmuş.

Yürürken Gördüğüm Buda Heykellerinden Biri ve Ben

Bangkok’ta Nerede Kalınır ?

Saatim öğleye yaklaşıyor ve güneş iyice tepeden vuruyor. Biraz dinlenmek için meydanda bulunan bir fast-food mağazasının klimalı ortamına girip nefeslendikten sonra birkaç yüz metre ilerdeki Khaosan Lovers Hostel’e varıyorum.

İsminde belirtildiği gibi bu hostel Khaosan Yolu’na çok yakın. Gecelik 100 baht yani 10 tl gibi inanılmaz bir paraya burada konaklayacağım. Aslında Bangkok’ta kalmak için çok seçeneğiniz var.

Demokrasi Anıtı ve Meydanı / Bangkok

Şehrin neredeyse tamamı oteller ve hosteller ile dolu. Ben gelmeden önce rezervasyonumu yaparken açıkcası çok kararsız kaldım. Sonunda burada karar kıldım. Gezi rotam kapsamında Singapur, Malezya ve Kamboçya’ya devam ettikten sonra dönüş için yeniden bir gün Bangkok’ta kalacağım. Şehrin farklı yerlerini keşfetmek adına ikinci gelişimde güneyde farklı bir hosteli tercih ettim.

Kendimi şehrin havasına öyle kaptırdım ki daha sabah dünyanın öbür ucundan geldiğimi unutmuş gibiyim ! Dışarıdaki sıcağı da düşünerek hostelde duş alıp biraz dinlenmeye karar veriyorum.

 The Giant Swing 

Bangkok Budist Tapınakları

Bangkok’ta akşamüstü. Güneş etkisini kaybetti ve biraz olsun nefes alınabilir bir hava var artık. Şehri keşfestmek için harika bir zamanlama. Saat farkının etkisini pek yaşamadım doğrusu, yeterince enerjiğim. Uçakta kesintisiz 6-7 saat uyumuş olmam bunda fazlaca etkili.

Bangkok’ta gezilmesi gereken birçok tapınak bulunuyor. Hostelimin hemen karşısındaki Wat Bowonniwet ile başlıyorum. 

Wat Bowonniwet

Bowonniwet Tapınağı gördüğüm en güzel tapınak ! Çünkü ilk kez bir Budist Tapınağı görüyorum. Oldukça geniş bir avlusu olan tapınağın ana yapısının mimarisi göz alıcı. Roma Sütunları’nı andıran girişi, Uzakdoğu kültürünü yansıtan çatısı ve Tayland’ın ünlü işlemeleriyle beraber bence şehirde gezilebilecek en güzel tapınaklardan.

En sevimli yanı ise tapınak tam turistik olmadığı için özgürce gezmeniz ücretsiz. İçerideki Altın Buda Heykeli’ni ve Budist insanların ibadetlerini izlemek farklı bir deneyim. Zaten buraya kadar gelmişken şehri bir müze gibi gezmeye niyetim yok ! Birkaç gün Bangkok’lu gibi yaşamak istiyorum.

Wat Bowonniwet İçindeki Altın Buda

Rambuttri Sokağı

Tapınağın arka kapısından küçük bir meydana varıyorsunuz. Bu bölgeden itibaren her yer canlı ve turistlerle dolu. Burası Khaosan Yolu’na çok yakın.

Meydandan ünlü Rambuttri Alley yani Rambuttri Sokağı’na giriyorum. Bu sokak boyunca etrafımda onlarca kafe, restoran ve barlar var. Bu kafe ve barların çoğu bahçeli şekilde ve eşsiz güzellikte dizayn edilmişler !

Wat Bowonniwet’in Arkasından Çıktığım Meydan

Bangkok’ta bu restoranlar ve gece eğlenceleri zaten turizmin bir parçası. Bu yüzden bu mekanlarda Tayland’a has figürler ve Budist Heykelleri var.

Rambuttri’de yürümeye devam ediyorum. Etrafımda hediyelik eşyalar satan onlarca dükkan var. Kadıköy’deki ayakkabıcılar çarşısını anımsattı bana doğrusu. Tayland’ın genelinde böyle kaos ortamını andıran bir tempo görmeniz mümkün.

Rambuttri Sokağı

Grand Palace – Büyük Saray

Hava kararmadan görmeyi sabırsızlıkla beklediğim yerler var ! 

Bangkok’ta görülmesi gereken yapıların başında şüphesiz Grand Palace geliyor. Khaosan tarafından 1.5 kilometre kadar yürüdükten artık karşımda görüyorum.

Grand Palace yani Büyük Saray,  1782 yılından bu yana Siyam Devletleri’nin merkezi konumunda. 200 bin metre karenin üzerindeki alanıyla içerisinde onlarca güzel yapı, tapınak ve çeşitli mekanlar barındırıyor.

Rambuttri Sokağı’ndaki Yerel Figürler İçeren Kafelerden Biri

Sarayı ziyaret etmek için sabah erken saatlerde burda olmalısınız. Ben Bangkok’taki son günümde burayı ziyaret etme şansı buldum. İçeri giriş için 500 baht ödemeniz gerekiyor. Ancak bu paraya sonuna kadar değeceğini söylemeliyim.

Sarayı hemen önündeki caddeden de gözlemleyebiliyorsunuz. Bu bölge bir güvenlik koridoru altında tutuluyor. Sarayın yakınına geldiğiniz noktada x-ray ve kimlik kontrolünden geçiyorsunuz.

Grand Palace Bangkok

Wat Pho – Yatan Buda

Grand Palace’ın hemen yanında Bangkok’un en güzel iki tapınağı karşılıklı olarak sizi selamlıyor ! Bunlardan ilki Wat Pho.

Pho tapınağı daha çok Yatan Buda Tapınağı şeklinde biliniyor. 1781 yılında tamamlanan bu tapınak, içerisinde barındırdığı devasa boyuttaki altın buda heykeli ile beraber etkileyici !

Yatan Buda Anıtı 15 metre yüksekliğinde ve 43 metre uzunluğunda. Çeşitli cam kristali süslemeleri görülmeye değer. Wat Pho geleneksel Thai Masajı’nın da ortaya çıktığı nokta olarak biliniyor.

Yatan Buda Heykeli / Wat Pho

Thai Masajı

Thai Masajı demişken eklemem gerekenler var. Thai Masajı, Tayland’ın en önemli kültürel değerlerinden biri. Özel teknikleri ve bu bölgede yetişen bitkilerden oluşan kremleri ile çok farklı.

Bangkok’un neredeyse her köşesinde Thai Masajı yaptırabileceğiniz yerler görmeniz mümkün. Hem de oldukça uygun fiyatlara. Benim gibi buradan sonra Kamboçya’ya devam edecekseniz orada da aynı masajı çok daha uygun fiyatlara yaptırabileceğinizi de hatırlatmalıyım.

Wat Pho’nun Nehre Bakan Hoş Kapısı

Wat Arun – Şafak Tapınağı

Bangkok’un belkide en ünlü tapınağında sıra; Wat Arun.

Wat Arun, Grand Palace’a göre nehrin karşısında kalıyor. Buraya ulaşmanın çok keyifli bir yolu var !

Tapınağın hemen yanında, karşılıklı olarak çalışan küçük tekneler yer alıyor Yatan Buda’nın olduğu tapınağın oradaki Tha Tien iskelesinden sadece 5 baht karşılığında beni karşıya geçirecek sevimli tekneye biniyorum.

Çao Phraya Nehrinden Karşıya Geçerken / Yerel Tekneden / Karşıda Wat Arun

Bu tekneler Tayland’a özgü ve oldukça değişik. Biraz güvensiz şekilde işletildiğinden binerken dikkatli olmalısınız. Biranda kendinizi Çao Praya nehrinde bulabilirsiniz !

Nehirden karşıya geçerken güneş de artık batmaya çok yakın. Bu sırada nehirden Bangkok’un genel siluetini de görme şansım oluyor.

Wat Arun

Wat Arun’a yani Şafak Tapınağı’na varıyorum. Bu tapınak Bangkok’un ve Tayland’ın simgelerinden biri. Şehrin dünyaca bilinen bir noktası kanımca. 1656 yılında tamamlanmış ve mimarisinde Tayland Kültürü’nün izlerinini net şekilde seçebiliyorsunuz.

Ortasındaki kule tam 82 metre uzunluğunda ve şehrin uzak noktalarından kolayca seçilebiliyor. Ziyaret ettiğim dönemde bir kısmı restorasyon altında olmasına rağmen beni etkilemeyi başardı.

Wat Arun’un Yanındaki Küçük Manastır

Wat Arun’un bitişiğinde küçük bir de manastır yani dini okul var. Bu yapınında görünümü en az tapınak kadar güzel ve görülmeye değer. Güneşin de artık kararmasının ardından Wat Arun görkemli ışıklarıyla göz kamaştırıyor!

Havanın kararınca şehir bambaşka bir havaya bürünüyor. Sokaklar çok daha kalabalık ve ışıklarla dolu. Khaosan’a kadar gittiğim yol boyunca, Bangkok’u çevreleyen küçük kanallardan geçiyorum. Kanalların ufkuna bakarken kenarlarına kurulmuş tek katlı evleri de inceleyebiliyorsunuz. Bu evler Budist yaşam tarzını anlayabileceğiniz en güzel örnekler.

Hava Kararınca Bangkok Sokakları / Yol Kenarında Yemek Yiyen Taylandlılar

Khaosan Yolu – Bangkok Gece Hayatı

Khaosan Road’a varıyorum. Güneş battıktan sonra burası şehrin kalbinin attığı yer. Dört bir yanımda ışıklar, barlar ve restoranlar var. Yol boyunca müziğin sesi sonuna kadar beni eğlenceye davet ediyor. Yol ortasında kızartılmış böcek satan satıcılar da var !

Bu Tayland’la ilgili merak edilen bir konu. Evet doğru bildiniz, burada görmeye, dokunmaya tahammül edemediğimiz böcekleri kızarmış halleriyle yiyorlar !

Khaosan’da turumu tamamladıktan sonra, akşamüstü uğradığım bir üst paralelindeki Rambuttri’de güzel bir bara oturuyorum. Ortam oldukça keyifli. Canlı müzik eşliğinde bira içmenin keyif bir başka. Buradaki barlarda bira yalnızca 10 baht.

Khaosan Road Bangkok

Bu sırada şehirdeki insanlarla da konuşma fırsatı yakalıyorum. Aslında bu bölgedeki çoğu insan turist ama yerel insanlara da rastlamak mümkün. Tayland’ta ülkemiz çok meşhur değil. Bunun artısı olarak herhangi bir ön yargı da yok. Sohbet ettiğim insanların hepsi sıcakkanlı davrandı doğrusu.

Uzunca geçen bir günün ardından dinlenme vakti. Bangkok’ta gezeceğim yerleri daha tamamlamadım. Yarın Bangkok’tan ayrılıp Singapura’a gideceğim. Gezimin son iki gününde Bangkok’a dönüp kalan yerleri gezeceğim.

Şimdi buradan kesintisiz olarak Bangkok’ta kalan yerleri ve son iki günümü anlatmaya devam ediyorum !

Rambuttri Sokağı’nda Bira İçerken


6 Mayıs 2017 Cumartesi. Güne Bangkok’un güney tarafındaki Old Town Hostel’de uyanıyorum. Kendime bugün güzel bir kahvaltı hazırladım. İstanbul’dan getirdiğim çay, yaptığım sosisli sandvic, marketten aldığım küçük bir tatlı ve muz ile güne hazırım. Bangkok’ta en güzel kahvaltı marketten kendinizin alıp yaptığı şeyler !

Hostelden ayrılıyorum. Şehrin bu bölgesi Khaosan tarafına göre daha düzenli ve modern. Aslında gitmeyi düşündüğünm yer şehrin en kuzey tarafı. Bunun için en güzel yol nehir üzerinden.

Hostelde Ettiğim Kahvaltı

Bangkok’ta Nehir Turu

Bana en yakın iskele Si Phra Ya. Bangkok’ta nehir kıyısında birçok iskele var. Size en yakın olanı bulmak için Google Maps uygulamasını kullanabilirsiniz.

Yazının başında bahsettiğim gibi bu şehri yaşamanın en güzel ve ucuz yolu yerel tekneler. Bangkok’ta nehir üzerindeki motor hatları renklere ayrılmış. Gideceğiniz yere giden renk hattı bulduktan sonra tek yapmanız gereken bu sevimli teknelere binip anın tadını çıkarmak !

Si Phra Ya Dan Nehir Manzarası / Bangkok’un Yüksek Binaları

Bangkok’un Yerel Kayıkları

Bangkok’taki bu motorlu tekneler bizdeki Saltanat Kayıkları’nı andırıyor doğrusu. Çok uzun ve ince bir yapıda yapılmışlar, sivri hatlarıyla beraber bu kültürün izlerini de gözler önüne seriyor. Biletinizi iskeleden alıyorsunuz ancak bazı iskelelerde gişe olmadığından tekne içinde de memurdan almanız mümkün, bilet fiyatları rengine göre yalnızca 10-20 baht. Ayrıca dönüşte kalabalığa karışıp para bile ödemeden bindim !

Nehir üzerinden bu şehri izlemek ayrı bir keyif. Zaten heryerini gezmeye kalkarsanız bence haftalar alacaktır. Burası çok büyük bir metropol. Ben kısa vaktimde bazı noktaların görüntüsünü uzaktan seyredip yorumluyorum.

Bangkok’taki Yerel Nehir Teknelerinden Biri

Şehrin güneyindeki nehir kıyısında yüksek ve modern oteller görmeniz mümkün. Ayrıca Bangkok’un fakir görüntüsünün yanında nehirde lüks hız tekneleri de var.

Dusit Bölgesi’ne yakın Thewes iskelesinde iniyorum. 2 kilometre kadar yürümem gerekli. Burada görmeyi istediğim yer Dusit Saray Kompleksi. 

Dusit Bölgesi’ne Giderken / Bangkok’un İlginç Otobüslerinden

Dusit Saray Bölgesi

Ananta Samakhom Throne Hall, Dusit Saray Kompleksi içindeki bana kalırsa en önemli yapı. Burası tarih boyunca Tayland Kralları’nın ikamet ettiği köşk olmuş. Günümüzde yalnızca müze olarak kullanılıyor. Köşkün mimarisi Bangkok’taki hiçbir yapıya benzemiyor doğrusu.

Köşkün önünde Kral 5. Rama’nın büyükçe bir atlı anıtı bulunuyor. Bu kompleksin içinde Vimanmek Sarayı, Dusit Hayvanat Bahçesi de var. Buraları ziyaret ederken bilet almanız ve güvenlik koridorundaki bölgeden geçmelisiniz.

Ananta Samakhom Throne Hall / Dusit

Bangkok’ta Ne Yenir ?

Yeniden nehir kenarına gidip şehrin ortalarına doğru tekneyle ilerliyorum. Şimdiki durağım Yodpiman River Walk Bangkok. Burası nehir kıyısında kurulan alışveriş merkezlerinden biri. Keyifli ürünler ve restoranlar bulmanız mümkün.

Buranın üst katında yer alan Mango Tree isimli restorana oturup güzel bir karides yemeği yiyorum. Karidesin yanında pirinç ve salata da ikram ettiler. Lüks gözüken bir yer olmasına karşın fiyatları gayet uygun. Zaten Bangkok’ta herşey ucuz !

River Walk’a Giderken / Tekne’nin En Önündeyim

Tayland Mutfağı

Yemek konusunu açacak olursam. Bangkok’ta damak tadımıza uygun şeyler bulmak pek kolay değil. Ülkemizden uzakdoğu lezzetlerine alışık insanlar burada şanslılar. Tayland Mutfağı ağırlık olarak uzakdoğu lezzetlerinden izler taşıyor. Az pişmiş deniz ürünleri ve pirinç burada en çok tüketilen şeylerin başında.

Street Food’lardan da atıştırmanız mümkün. Ancak ben gerek damak tadıma uygun olmaması gerekse sıcakta yayılan ağır kokusu nedeniyle sadece denemekle yetindim.

Yediğim Karides Yemeği / River Walk Bangkok

River Walk’un hemen yanında Kral 1. Rama’nın büyük bir anıtı var karşısında Wat Ratchaburana bulunuyor. Oldukça keyifli bir bütünü tamamladıklarını söylemeliyim. Bangkok çevresinde bunun gibi keşfedebileceğiniz yüzlerce tapınak ve anıt var. 

Yaowarat Yolu’na çıkıyorum. Burası şehrin bir diğer önemli noktası, Chinatown.

Kral 1. Rama Anıtı

Çin Mahallesi – Chinatown

Bangkok dünyanın en büyük Çin Mahalleleri’nden birine ev sahipliği yapıyor. Coğrafı yakınlık nedeniyle burada yaşayan çok fazla Çinli var. Yaowarat yolu boyunca kendinizi sanki Pekin’de sanıyorsunuz !

Çin Mahallesi’ndeki tabela ve koşuşturmalarla, cadde oldukça renkli. Bu bölgede de ülkemizde yenmeyen hayvan türlerinin kızarmış halleri biranda karşınıza çıkabiliyor.

Çin Mahallesi / Bangkok

Altın Buda Tapınağı

Az ileride Wat Trai Mit’i görüyorum. Nam-ı diğer Altın Buda Tapınağı.

Bu tapınak şehirde ismi sayılanlardan biri. Sahip olduğu mimari de biraz farklı. Sert hatlarla yükselen altın kubbesi ile beraber etkileyici. İçerisinde adını aldığı altından bir Buda bulunuyor.

Çin Mahallesi’ndeki Sokak Satıcıları

Tapınağın hemen önünde Chinatown Gate yani Çin Mahallesi’nin Kapısı var. Bu kapı uzakdoğu kültüründen görmeye alışık olduğumuz bir tarzda mahallenin girişinde yükseliyor. İşlemeleri ile izlemek harika.

Şehirde son olarak rotamda alışveriş sevenler için özel bir nokta var; MBK Center.

Wat Trai Mit / Altın Buda Tapınağı

Bangkok’ta Alışveriş

MBK Center, Bangkok’un en büyük alışveriş merkezi. Şehrin doğusunda, havalimanından geldiğim Phaya Thai’nin yakınlarında bulunuyor. Bu kompleks içerisinde aradığınız herşeyi bulmanız mümkün.

İlk katları daha çok yerel ürünler ve hediyelik eşyalar içeren dükkanlarla dolu. Üst katlarına çıktığınızda elektronik bir cennete düşüyorsunuz. Ben kendimi AliExpress’te sanıyorum bir an !

MBK Center’ın Önü

Bangkok’ta Elektronik Fiyatları

Ancak fiyatlar konusunda bu kadar güzel haberlerim yok. Telefon ve bilgisayarlar ülkemize göre yüzde 10-20 daha uygun bu aşikar ama ancak ihtiyacınız varsa ucuza gelecek şekilde diyebilirim. “O kadar ucuz ki almadan yapamadım” diyebileceğim bir ürün yok.

Buradaki satıcılar bana Doğubank’ı anımsattı. Kaliteli birşey almak ve uygun fiyata almak için gözünüz açık olmalı ve pazarlık yapmalısınız.

Bangkok’un genelinde de aynı şeyler geçerli. Bangkok’ta alışveriş keyifli ama dikkatli olursanız !

Chinatown Bangkok

Bangkok Otobüsleri

MBK Center’dan çıktığımda havanın kararmış olduğunu farkediyorum. Çok da uzakta olmayan hostelime kadar bu sefer otobüse bineceğim. Bangkok’taki otobüsler bir değişik !

Bangkok’ta ne normal ki ? Otobüsler de bundan nasibini alıyor. Oldukça heybetli ve camları olmayan otobüslerde seyahat etmek güzel bir deneyim. Otobüslerin şoforleri ve iç dizaynları da bizdeki minibüs şoforlerini anımsatmadı değil.

Bangkok Otobüslerinde Seyahat Ederken


Bangkok’un Yüzen Pazarları

Artık Bangkok’ta gezilecek yerleri gezmeyi tamamladım. Anlattığım günler içinde yer almayıp gittiğim bir önemli yerden de söz etmeliyim, Bangkok’un Yüzen Pazarları.

Bangkok’un önemli kültürel alışkanlıklarından biri de İngilizce Floating Market olarak geçen bu nehir üzerindeki pazarlar. Bu pazarlar maalesef şehrin biraz dışında. En yakını ve benim gittiğim Taling Chan Floating Market.

Burası yüzen pazar deneyimini yaşayabileceğiniz küçük güzel bir nokta. Şehir merkezinden 255, 79 ve 919 numaralı otobüslerle ulaşabiliyorsunuz.

Taling Chan Floating Market

Aslında en ünlü olan yüzen market Damnoen Saduak. Burası şehrin 60 kilometre batısında kaldığı için daha fazla vakti olanların tercih edebileceği bir nokta. Damnoen Saduak’a ulaşmanın en iyi yolu turlara katılmak !

Bangkok Tuk-Tuk’ları

Bangkok’ta geçirdiğim 5 gün boyunca genelde nehir üzerinden ve yürüyerek şehri keşfettim. Bu şehir metrolarda keyif alabileceğiniz bir yer değil. Ulaşımın en önemli ve ünlü parçası ise Tuk-Tuk’lar.

Tuk-Tuk’lara binmeden Tayland’tan dönmek bence büyük kayıp olur. Ben Bangkok’ta Tuk-Tuk’a binmedim. Çünkü birkaç gün öncesi Angkor Wat, Kamboçya’da fazlaca deneyimledim doğrusu. 

Bangkok’un Tuk-Tuk’ları

Bangkok Ucuz mu ?

Bangkok’ta Tuk-Tuk’lara binerken çok korkmanıza gerek yok. Ortalama olarak 100-150 baht’a dilediğiniz her yere gidebiliyorsunuz. Pazarlık ederseniz başarılı olacaksınızdır !

Biraz Bangkok gezi ekonomisinden bahsedeceğim. Burası tahmin edildiği gibi ucuz bir şehir ve ülke. Ancak bu bedava olduğu anlamına gelmiyor ! Kocaman bir metropolden bahsettiğimiz için her türlü fiyatla karşılaşmanız mümkün.

Bangkok Kaç Günde Gezilir ?

Özellikle otel ve hostel fiyatlarının uygunluğundan ötürü ben burada en az 3-4 gün kalmanızı öneriyorum. Eğer sadece gezilecek yerler listesine bakıp gezecekseniz geçerli değil tabii, Bangkok’u yaşamak isteyenler için !

Güney Bangkok Sokakları

Bangkok Çevresinde Gezilecek Şehirler

Bangkok’a kadar gelmişken ziyaret etmeniz gereken birçok nokta var. Bunların başında Tayland’ın diğer turizm cennetleri Phuket ve Pattaya geliyor. Bu iki şehire de trenler ve havayolu ile ulaşabilirsiniz. Bangkok’un kuzeyindeki Don Mueang Havalimanı’ndan özellikle Air Asia ve Jet Airways gibi firmaların low cost uçuşları var.

Ayrıca benim Güneydoğu Asya Rotam’da olduğu gibi Singapur, Malezya ve Kamboçya’ya gitmek için doğru yerdesiniz. Özellikle Singapur’a çok uygun fiyata uçuşlar bulmanız olası.

Macera arayanlar için önerim benim gibi Kamboçya’ya karayoluyla gitmeleri. Bangkok Merkez Tren İstasyonu’ndan kalkan trenlerle yalnızca 60 baht yani 6 lira karşılığında sınırdaki Aranyaprathet şehrine varabiliyorsunuz.

Çao Phraya Nehri Üzerinde İlerlerken / Bangkok

Tayland İnsanları

Tayland insanlarından da iki kelam bahsetmezsem ayıp olur. Bence çok cana yakın ve sıcak insanlar. Üzerinde İstanbul yazan t-shirtümle gezerken bana “İstanbull, so far away !” diye seslenip gülümseyenler oldu. 

Kamboçya’dan Bangkok’a ilerlediğim sırada trende beni yabancı gören bir kız ve yaşlı amcanın saatlerce ilgi odağı oldum. Bana güzel tavsiyeler verdiler, ülke hakkında da önemli bilgiler edindim. Dinimize ve yaşayış biçimimize de oldukça saygılılar.

Aslında Bangkok’un köhne ve fakir gözüken görüntüsünün ardında da Budizm yatıyor. Budistler fazla gösteriş ve lüksten uzak bir yaşantı tercih eden insanlar olduğundan, sahip oldukları paraya göre daha fakir yaşıyorlar !

Grand Palace Önünden Ben / Bangkok

Bangkok Güvenli mi ?

Bu durum, anlayış ülkeyi ve Bangkok’u da güvenli kılıyor. Her metropolde olduğu kadar suç yaşanıyordur tabii ki ama genele vurunca ben kendimi oradaki süreçte oldukça güvende hissettim ve tersi bir durumla karşılaşmadım. Sadece başta fakir gözüken ortama ve asyalı insanların garip bakışlarına alışmalısınız !

Genel olarak toplarlamam gerekirse Bangkok, uzak ama katettiğim her kilometreye değen bir şehir. Yazımda orada yaşadığım heyecanı sizlere direkt olarak hissettirmeye çalıştım. Çünkü gerçekten fazlaca etkilendim bu şehirden !

Bangkok’u farklılıkları görmek ve kendinizi değişik bir dünya içinde bulmak için kesinlikle ziyaret etmelisiniz.

Bangkok gezi rehberi şeklindeki uzun gezi notumu da burada noktalıyorum artık. Güneydoğu Asya gezim kapsamında bir sonraki durağım Singapur olacak. Oradaki notlarımı da kısa bir süre içinde sizlerle paylaşacağım. Sevgiyle kalın !

İlginizi Çekebilecek Yazılar

4 Yorum Bırakılmış

  1. 2014 yılında katılmayı planladığım bir Tayland gezisine, son anda işlerim sebebiyle katılamamıştım. O günden beri içimde ukde oldu. Şimdi rengarenk yazınızı görünce tekrar aklıma geldi Tayland ve onun güzel kenti Bangkok. Oldukça detaylı bir gezi rehberi hazırlamışsınız. Keyif aldım. Emeğinize sağlık.

  2. Ezgi Türköz says:

    Gitmiş kadar oldum diyebilirim tebrikler…
    Bangkoka gitme hayali olan biri olarak bir sorum olacak, sizce bangkoka gitmek avrupaya gitmeye göre ne kadar daha maliyetli olur ?

    • Teşekkür ederim öncelikle Ezgi Hanım.
      Bu benim kırmak istediğim bir ön düşünce aslında. Uzak yerlere seyahat bilet pahalı olduğu için hep en pahalısıdır anlayışı var bizde 🙂 Euro’nun hali ortada değil mi ? Tayland için yapacağınız seyahat 1 haftadan sonra size ciddi avantaj sağlayacaktır maddi yönden ! Hayallerinizdeki bu şehri ziyaret edin !

Aklınızda bir soru yok mu ?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*