Singapur, Gezi Notlarım: Yapay Dünya’ya Merhaba!

Gezi Notları / Güneydoğu Asya Gezisi

Singapur, Gezi Notlarım: Yapay Dünya’ya Merhaba!


Görkemli günler ! Bugün sizlere Güneydoğu Asya’nın altın ülkesi Singapur’dan bahsedeceğim. Bu bölgede gezdiğim ilk nokta olan Bangkok, Tayland ardından rotamda Singapur Şehri var.

Singapur beni son zamanlarda en çok heyecanlandıran ülke ! Düzenli caddeleri, yüksek binaları ve kozmopolit yapısıyla Singapur gezi notlarıma başlıyorum. Singapur gezinize rehberlik edecek yazımda Singapur Şehri’nde gezilecek yerleri ve genel deneyimlerimi bulabilirsiniz.

Beni Singapur’a Götürecek Uçağa Binerken / Bangkok Suvarnabhumi Havalimanı

Singapur’a Nasıl Gidilir ?

28 Nisan 2017 Cuma. Güneydoğu Asya’daki ikinci günümdeyim. Beni Bangkok’tan Singapur’a ulaştıracak uçağım saat 15.15’te kalkıyor. Kahvaltımı edip, hazırlıklarımı tamamladıktan sonra Bangkok Suvarnabhumi Havalimanı’na doğru yola koyuluyorum.

Bangkok’a gelişimde bu havalimanını kullanmış olsam da, o zaman daha çok biran önce şehre ulaşma eğilimindeydim. Bu sefer Suvarnabhumi Havalimanı’nın iç dizaynı daha çok dikkatimi çekti. Budizm’e ait öğeler ve Tay Motifleri ile çok farklı bir dünyada olduğumu tekrar hatırlıyorum.

Tüm dünyada rutin gerçekleşen havaalanı kontrollerinin ardından JetStar Airlines’ın 3K 510 sefer sayılı uçağıyla Singapur için havalanıyoruz !

Bangkok – Singapur Uçuşumun Biniş Kartı

Bugün katedeceğim mesafe güneye doğru yaklaşık 1500 kilometre. İki saatlik keyifli bir uçuşun ardından Singapur Changi Havalimanı’na varmayı planlıyorum. Bu hatta alternatif olarak kullanabileceğiniz Air Asia da var. Singapur’dan Tayland’a sıkça seferler düzenlendiğinden fiyatları da gayet makul, ben aylar önceden yalnızca 80 liraya aldım bu bileti.

Peki Türkiye’den Singapur’a nasıl ulaşabiliriz ? En kolay, hızlı yolu Türk Hava Yolları ve Singapore Airlines’ın düzenlediği direkt seferler. Yalnızca 11 saatte İstanbul’dan Singapur’a ulaşabiliyorsunuz. Bu seferlerin zaman zaman günde 2-3 e çıkabildiğini söylemeliyim. Dönemine göre direkt uçuşlarda 1500-2500 TL bandında fiyatlar yakalamanız mümkün.

Daha uygun fiyatlara Singapur’a ulaşmak isteyenler için aktarmalı seçenekler de var. Körfez havayollarının Singapur’a aktarmalı uçuşları yüzde 20-30 daha uygun fiyatlar sunabiliyor, bunun yanında bir gün de aktarma yaptığınız şehri gezebilme şansınız var.

Singapur Genel Görünüm / Marina Koyu

Singapur Hakkında Genel Bilgiler

Şimdi kısaca Singapur’dan bahsetmek istiyorum. Eminim hepiniz adına aşinasınızdır. Çünkü bu küçük ülke, sahip olduğu küçücük yüzölçümünden çok daha fazla meşhur !

Singapur, Güneydoğu Asya’nın güneyinde ve Ekvator’un yalnızca 100 kilometre kuzeyinde bulunan bir ada ülkesi. Kuzey sınırlarında Malezya, güneyinde ise Endonezya adaları yer alıyor.

Her yıl düzenlenen Formula 1 Singapur Grand Prix’i başta olmak üzere ses getiren organizasyonlara ev sahipliği yapan Singapur, güçlü ekonomisi ve sunduğu iyi yaşam standardıyla ön plana çıkıyor.

Aynı isimde tek bir şehirden oluşan Singapur’un nüfusu, çoğunluğunu Çinliler’in oluşturduğu 5-6 milyon civarlarında. Nüfusu oluşturan diğer toplumlar ise kuzey komşuları Malaylar ve Hintliler.

Singapur Sokakları Genel Görünüm

Tahmin edilebileceği üzere bu ülkede çok fazla resmi dil var. Başta İngilizce olmak üzere, Malayca, Çince ve Tamilce resmi kabul edilen diller arasında. Para birimleri ise Singapur Doları.

Singapur kişi başına düşen milli gelirde dünyanın en zengin 4. ülkesi. Ekonomik kaynaklarının çoğunu tersaneler, denizcilik-petrol alanları ve Singapur’un tüm dünyada faaliyet gösteren ticari şirketleri oluşturuyor.

Bu önemli bilgilerin ardından yolculuğuma geri dönüyorum ! Uçuş boyunca keyifli bir rota izliyoruz. Uçaktan genelde sadece denizi görebilsem de yer yer gördüğüm kara parçaları heyecanımı arttırıyor.

Uçuşun sonuna doğru hava kararmaya başladı, biz de alçalmaya. Sonunda planlandığı gibi yerel saatler 19.15’te Singapur Changi Havalimanı’na iniyoruz !

Singapur Changi Havalimanı

Singapur’a Giriş Formu

Uçaktan ayrılıp terminalde yürümeye başlıyorum. Burası uçaklara biniş ve inişin aynı kattan yapıldığı enteresan bir havalimanı. Daha ilk dakikalarda Changi’nin özenle döşenmiş ve kaliteli terminali dikkat çekiyor. Singapur ben zengin bir ülkeyim mesajını hemen veriyor.

Pasaport kontrolüne geçiyorum. Burada öncesinde doldurmanız gereken Singapur Immıgration Formu var. Aslında uçakta dağıtılması gerektiğini düşünsem de bize verilmemişti !

Bu formu ayak üstü pasaport kontrolü öncesinde de doldurabiliyorsunuz. Singapur’da nerede kalacağınız, adresi ve kaç gün kalacağınız gibi standart sorular var.

Singapur’a Giriş Pasaport Kontrolü / Changi Havalimanı

Singapur’a Vize Gerekli mi ?

Fazla bir sıra beklemeden pasaport memuru beni karşılıyor. Pasaportumu uzattığım an beklemediğim bir şekilde “Hoşgeldiniz” sesini duyuyorum ! Evet Singapur Türkçe olarak beni karşılayan nadir ülkelerden biri.

Şaşkınlığım daha geçmeden damga vuruluyor ve Singapur’a giriş yapıyorum !

Singapur vize politikasından da yeri gelmişken söz etmek gerekli. 2018 itibarıyla güncel olarak Singapur hiçbir Türk Pasaportu’ndan vize talep etmemekte. Zaten ülkemizden oldukça uzak olduğu için fazla da ziyaret eden olduğunu düşünmüyorum.

Havalimanı Metrosu’nu Gösteren Tabelalar / Changi Havalimanı

Singapur Havalimanı – Şehir Merkezi Ulaşım

Sırada Singapur Şehri’nin merkezine ulaşmak var. Changi Havalimanı şehrin çok da uzağında değil. Zaten Singapur’da ne kadar uzak bir yer olabilir ki ?

Changi Havalimanı’ndan şehre gitmek için metroyu kullanmanız gerekiyor. İlk olarak havalimanı içindeki Skytrain ile Terminal 1’e gitmelisiniz. Buradan en alt kata inip “CG” metro hattına binmelisiniz. Önceden uyarımı yapayım yanınızda nakit Singapur Doları bulunması şart yoksa makinelerden dahi bilet alamazsınız ! Sizi şehre götürecek, kişi başı 2-3 Singapur Doları çevirmelisiniz.

Changi Havalimanı’ndan bindiğiniz CG metrosu 2 istasyon ilerideki Tanah Merah’ta son buluyor. Burada indikten sonra “East West” metro hattına aktarma yapmalısınız. Zaten tek hat bu !

Havalimanı Metrosu / Changi Havalimanı

East West hattının “Joo Koon” istasyonu yönüne binerseniz yalnızca 15-20 dakika içerisinde Singapur şehir merkezine ulaşabilirsiniz !

Biletleri Changi’de binerken alıyorsunuz ve orada ineceğiniz istasyonu seçtiğinizde size 1.6-3.0 SGD arası bir ücret çıkıyor bu ödendiğinde ise aktarmalarda ekstra bir ücrete gerek olmuyor.

Singapur Metrosu’na bindiğinizde ülkenin kozmopolit yapısını net bir şekilde görmüş oluyorsunuz. Birkaç dakika içerisinde Bugis Metro İstasyonu’na varıyorum.

Benim önceden rezervasyon yaptığım hostel şehrin doğusundaki Little India bölgesinde kalıyor. İlk olarak oraya gidip eşyalarımı bırakacağım, metrodan hızla çıkıyorum ve artık Singapur’dayım !

Singapur’daki İlk Dakikalarım / Hostele Giderken

Singapur’dan İlk İzlenimler

Daha Bangkok’un farklılığına alışamamışken Singapur bana ikinci bir şok dalgası gibi. Yalnızca 2 saatlik bir uçuş yaptım ama herşey çok farklı.

Singapur adeta rüya gibi bir düzene sahip. İlk gördüğüm sahneden bunu anlayabiliyorum. Düzenli, temiz caddeleri ve akşam karanlığını aydınlatan yüksek binaların ışıklarıyla burası büyüleyici !

Hostelime doğru yürürken gördüğüm neredeyse tüm arabalar son model ! Havası aynı Tayland gibi çok sıcak ve nemli. Gökdelenler dışındaki binalar ise Asya ile Amerika’nın harmanlanmış hali gibi.

The Inncrowd Hostel’e varıyorum. Ben toplamda üç gece için 35 Amerikan Doları ödeyeceğim. Böylesine zengin bir ülke için aslında düşük bir ücret olduğunu düşünüyorum. Hostel’in bar şeklindeki konsepti de oldukça hoş.

Yine tez canlılığım ! Eşyalarımı dakikalar içerisinde bırakıp Singapur’u gezmeye başlıyorum !

Singapur’daki İlk Dakikalarım / Hostele Giderken

Singapur’da Gezilecek Yerler

İlk olarak hostelimin hemen yakınında bulunan Abdul Gafoor Camii gözüme çarpıyor. Singapur’daki en güzel camii denebilir, buna önceki araştırmalarım sonucu karar vermiştim.

Abdul Gafoor Camii görmeye alışık olduklarımızdan biraz farklı. Camii Budist Tapınakları’nda görebileceğimiz Asya motifleri ile süslenmiş. İçeriye giriyorum !

Burası turistik şekilde kullanılan bir yer değil. Camii ülkedeki Müslümanlar için yükseliyor. Bende içeri girip Güneydoğu Asya tadında bir Camii ile tanışıyorum.

Abdul Gafoor Camii

Little India bölgesi akşamları fazlaca hareketli ve canlı duruyor. Sokaklar cıvıl cıvıl, hediyelik eşya dükkanlarından tutun, barlara kadar herşey var. Buralarda yürümek keyif veriyor.

Beach Road’a çıkıp, Downtown Singapur’a doğru yürüyüyorum. Bu bölgede yüksek binalar ve tropikal iklimin sunduğu gür bitkilerin uyumu dikkat çekici. Hemen karşımda Raffles Hotel var. Sarayı andıran görüntüsü ile beraber epey şık duruyor. Singapur’da turistik değere sahip bu tarz butik oteller görmeniz olası !

Raffles Hotel

War Memorial Park

Singapur’un önemli bir noktasına geliyorum; War Memorial Park.

İsminden anlayabileceğiniz gibi burası bir anıt park. Ortasında 2. Dünya Savaşı’ndaki Japon İşgali’nin sonucu Singapur’da ölenler anısına yapılmış yüksek mi yüksek bir de anıt bulunuyor. Singapur’da ziyaret edebileceğiniz sanırım en anlamlı nokta.

Parkla beraber artık Singapur’un ünlü silueti ile tanışmaya başlıyorsunuz. Geniş caddenin ardından yükselen gökdelenler sizi kendine çağrıyor !

War Memorial Park Ortasındaki Anıt / Tamamı Kareye Sığmadı 🙂

Esplanade Tiyatrosu ve Parkı

Sahili görmeden karşıma çıkan son yer Esplanade Tiyatrosu. Bu bina şehrin fütüristik mimarisinın en güzel örneklerinden biri, Singapur’da düzenlenen en önemli konser ve gösterilerin yapıldığı yer. Hemen önünde yerde canlandırılmış piyano tuşesi beni benden almadı değil !

Esplanade’nin ön kısmına ve sahile varıyorum, burası inanılmaz !

Solda Esplanade Tiyatrosu / Bahsettiğim Piyano Tuşesi / Arkada Singapur Silueti

Marina Bay – Singapur Körfezi

Evet artık Singapur’da olduğumu tam anlamıyla hissediyorum. Hemen karşımda dünyanın en ikonik yapılarından biri Marina Bay Sands, sağ tarafımda sanki New York’tan kopup gelmiş bir gökdelenler ordusu !

Üzerine bu büyüleyici atmosferi rengarenk ışıklarla görmek, paha biçilemez !

Hangi birini anlatsam karar veremiyorum. Singapur Marina Bay’in kıyısı 360 derece panoramik bir deneyim sunuyor. Dört bir yanınız olağanüstü yapay bir dünyayla süslü. Bu manzaranın dünyada bir yere ait olduğuna inanmak gerçekten zor.

Sadece 15-20 dakika kadar bu manzarayı izleyip büyüsüne kapıldıktan sonra detayları incelemeye başlıyorum. İlk olarak bulunduğum yerden gökdelenlerin olduğu tarafa giden keyifli bir yaya köprüsü var !

Panoramik Singapur Körfezi / Marina Bay / Solda Marina Bay Sands Oteli

Jubilee Bridge

Esplanade Köprüsü’nün paralelinde uzanan bu köprü 2015’te tamamlanan Jubilee Bridge.

Jubilee Köprüsü’nün de dahil olduğu yürüyüş yolu Singapur Marina Körfez’inin tamamını çevreliyor. Bu sayede yürüyerek heryere ulaşabiliyorsunuz. Singapur yürüyerek gezmek için doğru bir yer !

Marina Bay üzerindeki diğer bir detay ise Singapore Flyer isimli devasa dönme dolap. Flyer üzerinden körfezi daha net şekilde görebilirsiniz. Ben planımda yer veremesem de ilgili olanlar için önerebileceğim bir aktivite !

Jubilee Köprüsü ve Singapur’un New York’u Andıran Gökdelenleri

Ayrıca yakınındaki The Float Marina Bay yani Singapur’un yüzen etkinlik mekanı da oldukça farklı. Dubai’deki yapay adaları aklıma getiren bu yüzen ada Singapur’un yapay körfezinin özel bir parçası.

Marina Bay’den yapay körfez olarak bahsettim doğru ! Çünkü burası tam anlamıyla doğal sayılmaz, 1969 yılında başlanan çeşitli ıslah ve zemin çalışmalarıyla bugünkü halini almış. Marina Bay üzerindeki su döngüsü de yapay olarak tesisatla sağlanıyor. Bununla beraber Marina Körfezi’nde, tatlı su canlılarına tanık olmanız mümkün.

Marina Bay İçerisinde Yaşayan Canlılara Ait Bilgilendirme Tabelası

Merlion Fıskiyesi

Singapur’un kalbine doğru ilerliyorum. Az önce bahsettiğim keyifli yürüyüş yolunu kullanıyorum. Bu yol üzerindeki Merlion Fıskiyesi Singapur’da görülmesi gereken diğer küçük detay.

Aslanlı Fıskiye olarak tabir edebileceğim bu küçük anıt ve arkasındaki gökdelenler güzel bir bütünlük içinde. Yüzü Marina Bay Sands yani şu ünlü sörf kızaklı otele dönük. Marina Bay Sands’ten çok söz etmedim, yazının ilerleyen yerlerinde, özel olarak içini ziyaret ettiğim kısımda bahsedeceğim, şimdi biraz daha Singapur !

Merlion Fıskiyesi

Marina Bay kenarından devam ediyorum. Karşıma The Fullerton Bay Hotel çıkıyor. Bu otel Singapur’daki turistik otellerden bir diğeri ve sanırım en önemlisi. Singapur’u ziyaret eden devlet adamlarına ve seçkin misafirlere ev sahipliği yapan bu otelin lobisinde gezmek de serbest.

San Francisco’daki iskeleleri biran için gözümde canlandıran bu otelin dışarıdan görünümü de ayrı güzel. Otelin hemen yanında küçük de bir eğlence salonu bulunuyor. The Fullerton Pavilion, Singapur jet sosyetesinin vazgeçilmez mekanıymış.

Bana San Francisco İskelelerini Anımsatan The Fullerton Bay Hotel

Saatim gece 12’ye yaklaşıyor, günün yorgunluğunu unutup kendimi Singapur’un büyülü atmosferinde buldum. Benzer bir yoldan hostelime doğru yola koyuluyorum. Bu sırada birşeyler atıştırmak için tercihim Bugis çevresindeki restoranlar. Singapur’da orta seviye bir mekanda 10-15 SGD arasına karnızını doyurabiliyorsunuz. Benim tercihim bugün için batı lezzetleri !

Uzunca geçen günümü tamamlıyorum. Bugün daha çok Singapur’daki ilk izlenimlerime yer verdim. Singapur’da gezilecek yerler daha bitmedi ! Kalan noktalara ertesi günden devam edecğim.

Marina Bay Sands ve Ben


29 Nisan 2017 Cumartesi. Güne hostelimin bulunduğu Little India’da uyanıyorum. Bugünkü planımda Singapur’da gezmem gereken kalan yerleri keşfetmek ve Singapur’un ünlü eğlence adası Sentosa’ya gitmek var. Hostelde sunulan küçük bir kahvaltının ardından turuma başlıyorum !

Little India – Hint Mahallesi

İlk olarak hostelimin çevresindeki küçük Hindistan’ı keşfedeceğim. Buraya “Sweet India” deseler de olurmuş. Oldukça şirin 1-2 katlı binalardan oluşan semtte Hindistan adına herşey var ! Zaten Güneydoğu Asya’nın çoğu büyük şehrinde bu tarz Hint Mahalleleri görebiliyorsunuz.

Singapur’da da Little India’da gezmek keyif verici. Daha önceden Hindistan’a gitmemiş olmam heyecanımı biraz arttırmış olabilir. Cumartesi olduğundan mıdır bilinmez sanki bir pazar edası var semtte. Her yer çok canlı. Sokak aralarının tamamı küçük dükkanlarla dolu. Bu dükkanlarda Hintliler’in yaşayış tarzına uygun ürünler var.

Little India Bölgesi ve Dükkanlar

Singapur Market Fiyatları

Sheng Siong adında bir hipermarket gözüme çarptı ! İçeri girip hem Singapur’da genel alışveriş ekonomisini keşfetmek hem de kahvaltımı zenginleştirebilecek yiyecekler bakacağım.

İlk izlenimim fiyatların aslında çok da pahalı olmadığı yönünde. Özellikle meyve, sebze fiyatları ne yazıkki ülkemizle aynı düzeyde denebilir. Dünyanın en zengin 4. ülkesiyle aynı fiyatları ülkemizde görmek biraz üzücü  !

Singapur Tropikal İklimi’nin sonucu burada tropik meyveler uygun fiyatlı. Muzun kilosunu 1 Singapur Doları’nın altında bulmanız mümkün. Bu sıcak ve nemli havada çantanızda muz kesinlikle bulunmalı.

Singapur Market Fiyatları / Domatesin Kilosu 1.90 SGD

Singapur İklimi

Sıcak hava demişken, Singapur karakteristik bir Tropikal İklim altında. Yıl boyu 25-35 derece arasında seyreden sıcaklık ve bunaltıcı nemi ile bizler için alışması güç. Benim ziyaret ettiğim bahar aylarında genellikle Tropik Yağışlar etkili olsa da ben bundan çok etkilenmedim doğrusu !

Zaten bu yağışlardan etkilenmek iyi yönde olabilir diye düşünüyorum. Hem havanın anlık nemini nispeten azaltıyor hem de sıcakta kavrulurken sizi biraz olsun serinletebiliyor.

Little India Bölgesi / Renkli Küçük Binalar

Sentosa Adası

Şimdi bana en yakın metro istasyonuna yönelip şehrin batısına yol alacağım. Burada ziyaret etmeyi düşündüğüm yer Sentosa Adası. Singapur’un turistik eğlence odası olan Sentosa’da tema parkları ve güzel plajlar var.

Sentosa’nın Singapur’dan bağımsız bir havası olduğunu düşündüğümden oradaki yaşadıklarımı ayrı bir gezi notunda sizlerle paylaşıyorum. Yazının sonunda Sentosa Adası Gezi Notlarım’a ulaşabilir ya da hemen okuyup kaldığınız yerden Singapur Şehri’ne geçebilirsiniz. Ben Singapur’u keşfetmeye devam ediyorum !

Sentosa Adası, Singapur Gezi Notlarım

Sentosa Adası’ndaki Plajlardan Bir Kare


Singapur Caddeleri

Sentosa dönüşü yine Little India’dayım. Saatim akşamüstü 5 civarı. Singapur’u bölen kanallardan birinin karşısına geçip Selegie Road üzerinden batıya doğru yürüyorum. Şehrin bu bölümü biraz daha metropolitan bir havaya sahip. Cadde boyunca bol şeritli bir yol beni takip ediyor.

Singapur’da trafiğin tersten yani soldan aktığını hatırlatmalıyım ! Karşıdan karşıya geçerken çok dikkatli olmalısınız, önerim yer yer görebileceğiniz üst geçitleri kullanmak.

Singapur’un Düzenli Geniş Caddeleri / Soldan Akan Trafik

Selegie Caddesi üzerinde Prinsep Place adında keyifli dükkanların olduğu bir bölüm var. Burada kahve ya da bira içebileceğiniz butik kafeler mevcut. Singapur’da vakti olanların burayı not etmesini öneririm.

Hava yavaştan kararmaya başlıyor. Singapur için en güzel saatler gelmeye başladı. Bu şehir ışıkların ardında bir başka havaya bürünüyor ayrıca biraz olsun serinleyen havada gezmek daha makul !

Prinsep Place ve Şirin Kafeler

Fort Canning Park

Singapur’un caddelerinde seyre dalarak yürüyorum. Şimdi Singapur’da gezmek istediğim yerlerden birine geliyorum; Fort Canning Park.

Burası Singapur’un kalbindeki en önemli doğa alanı. Parkın içerisinde çok fazla anıt, tropik bitki türü ve seyir terasları var. Aslında gündüz ziyaret etmek daha mantıklı olabilir. Fakat çok sıcak havayı düşünerek akşam üstünü tercih ettim. Bu sayede parkın sonunda güzel bir noktaya da tam vaktinde varmış olacağım !

Fort Canning Park’ın Girişi

Parka Singapur Ulusal Müzesi’nin olduğu taraftan giriş yaptığım için yolun başında biraz tenha ormanlık alanlardan geçtim. Burada parkın içindeki güzel görünümlü bir oteli de görme şansınız oluyor, doğa ile sarayı andıran bu yapının birleşimini görmek keyifli.

Müze demişken Singapur’da müze gezmeyi çok da tavsiye etmem, yani daha çok vakti olanlar için ! Ben vaktim kalırsa son günümde gezmeyi düşündüm kafamda.

Fort Canning Park

Fort Canning Park içerisinde yürürken çok farklı ağaç türleri görebiliyorsunuz, çoğunun da altında bilgi levhası var. Bu sayede ağaç hakkında botanik bilgi almanız mümkün.

Parkın güneyine ilerliyorum. Burada Raffles Seyir Terası bulunuyor yanıbaşında ise sevimli bir deniz feneri görünümlü kule. Kulenin yanında bana selam eden Ay’ı görünce duygulanmamak elde değil, nereye gidersek gidelim odamızın camındaki ay.

Fort Canning Park İçindeki Fener

Clarke Quay

Seyir terası Singapur’u ışıklar altında izleyebileceğiniz bir başka mekan. Aşağıda sürpiz bir yer daha var !

Evet burası Clarke Quay, nasıl anlatılır bilemiyorum ama kısaca muhteşem bir eğlence merkezi. Uzaktan gördüğüm andan itibaren beni içine çekmeyi başardı. Park’tan buraya kolayca geçebileceğiniz bir üst geçit var, bende buradan ilerleyip kendimi bu eğlencenin içine atıyorum.

Clarke Quay

Clarke Quay, Marina Bay’den açılan Singapur Nehri’nin kıyısında kurulmuş bir eğlence semti. Burada Singapur’da gece hayatı adına herşeyi bulabilirsiniz. Bir fuarı andıran yapısıyla keşfedilecek çok yer var.

Art-Deco adı verilen mimari ve eğlencevi bir anlayışı yansıtan binalarla dolu bu bölgede onlarca kafe, bar ve restoranta rastlamanız mümkün. Cumartesi akşamı burada olduğum için ayrı bir şanslıyım !

Aslında buradaki eğlenceyi Clarke Quay ile sınırlamak olmaz, Singapur Nehri boyunca nerede olursanız olun bir eğlenceye şahit olacaksınız ! Benim gibi kapalı gece kulüplerinden çok pub tarzı açık eğlence mekanlarını sevenler için Singapur gece hayatı harika seçenekler sunuyor.

Clarke Quay İç Bölümü

Riverside Singapore

Nehri kesen köprüler ile Singapur Riverside Point tarafına da geçebilirsiniz. Bu görsel şöleni yaşamak için nehir kenarında oturmanız bile yeterli ! Grup halinde Singapur’u ziyaret edecekler için burası mini bir Caddebostan atmosferi sunuyor.

Köprülerden bu kadar kısa bahsetmek ayıp olur. Bu şehirde köprülerin bile ışıklandırması var. Singapur’da adete her yer ışıl ışıl. Daha önce “ışıkların şehri” şeklinde anılan çok yere gittim ama Singapur tam bir ışık şehri !

Tabii sadece köprüler değil ışıl ışıl olan. Alt geçitler bile öyle ! Duvarları çeşitli resimlerle süslü ve kendinizi bir an için bile eğlenceden uzak hissetmiyorsunuz.

Singapur Nehir Kenarı / Bahsettiğim Işıklı Köprülerden Biri

Singapur’da Ne Yenir ?

Singapur Nehri’nin güney tarafındayım artık. Kıyı boyunca ilerliyorum. Bu bölümde keyifli bir yürüyüş yolu ve etrafında restoranlar var. Daha çok ülkemizde rakı-balık denen tarzda restoranların olduğu bu bölümde belki yüzlercesi var .

Bu restoranlar Singapur’da kaliteli bir akşam yemeği için doğru adres. Peki ne yenir ? Tahmininiz doğru Singapur’da deniz ürünleri envaiçeşit. Ülkemizde alışık olmadığımız canlıları da burada tatmanız mümkün.

Nehir Boyunca Uzanan Restoranlar

Buraya kadar gelmişken Güneydoğu Asya ve Amerikan ortak yapımı bir kültürün deniz yemeğini yemeden olmaz. Evet ben de böyle düşünüyorum, kısa bir yemek molası !

Biraz enerji depoladıktan sonra yürümeye devam ! Nehir kıyısından, körfezin açıldığı yere gidiyorum. Tam da dün geldiğim son noktadayım. Şimdi daha ilerisine gitme vakti; Downtown Singapur.

Restoranların Canlı Sergilediği Büyük Deniz Canlıları

Downtown Singapur

Amerikan Şehirleri’nden alışıksınızdır. Downtown Singapur şehrin finans merkezi. Gökdelenlerin çoğu burada dizilmişler.

Bu gökdelenler birbirlerine o kadar yakınlar ki, yere yatıp gökyüzüne baktığınızda dört bir yandan gökdelenlerin uçlarını görebiliyorsunuz. En az Manhattan’dakiler kadar yakınlar !

Singapur Gökdelenleri / Nehir Kenarından

Önceki akşam bahsettiğim Raffles Hotel’in arka tarafında yer alan meydandayım. Tam ortasında kiliseyi andıran bir metro istasyonu girişi var. Singapur’da metro istasyonları dahil olmak üzere şehirdeki bu tarz yapılarda sanatsal öğeler görebilmeniz mümkün.

Downtown Singapur’da dolaşırken adete boynum kırılacak ! Şimdi Singapur’un başka bir köşesine gidiyorum; Makansutra Gluttons Bay.

Tek Kareye Sığan Gökdelenleri ile Downtown Singapur

Singapur Metrosu – Şehir İçi Ulaşım

Buraya ulaşmak için metroyu kullanacağım. Singapur Metrosu’na parantez açma vakti. Singapur’da gelişmiş bir metro ağı var. Şehrin turistik olan tüm noktalarında metro var. Bu metro hatları özenle, kullanışlı yerlere yapılmış. Gitmek istediğiniz her noktada eminim ki varlar !

Singapur’da gitmek isteyebileceğiniz en uzak mesafeye ulaşmak maksimum 20 dakika sürecektir. Şehirde benim tavsiyem yürüyerek ilerleyebildiğiniz kadar ilerleyip dönüşte metroyu kullanmak.

Singapur’da şehir için ulaşımda metro tarifesi 1-3 SGD arası değişiyor. Havalimanında olduğu gibi isyasyona bağlı bir ücretlendirme var. 0.1 SGD karşılığında dolumlu bir Singapur Ulaşım Kartı alıyorsunuz. Bu karta yükleme yaparak kısa süreli seyahatlerinizde kullanabilirsiniz.

Downtown Bölgesinde Kiliseye Benzeyen Metro İstasyonu Girişi

Makansutra Gluttons Bay

Marina Körfezi’nin kuzey tarafındayım, şu yüzen etkinlik merkezi demiştim ya tam da orası. Buraya Makansutra Gluttons Bay ismi veriliyor. Singapur’da Asya Kültürü’nü yaşayabileceğiniz ve Asya Mutfağı’nı tadabileceğiniz en güzel nokta.

O kadar kalabalık bir yer ki adete iğne atsanız yere düşmez ! Burada ayaküstü birşeyler atıştırmak keyif bir aktivite olacaktır. Sabah Bangkok’tan gelen benim için çok ilgi çekici olmadığı için sadece gezmekle yetiniyorum.

Kıyıdan ilerlerken uzaktan bir ses kulağıma çalınıyor ! Esplanade Tiyatrosu’nun hemen önündeki sahnede bir konser var, hem de halka açık. Böylesine güzel bir siluet eşliğinde canlı müzik tadından yenmiyor. Yine doğru zamanda doğru yerdeyim.

Makansutra Gluttons Bay / Sokak Yemeği Yiyen İnsanlar

Singapur Marina Bölgesi

Konserin sesine kulak verip dinlendikten sonra daha kuzeye gitme vakti. Bugün haritada tam bir yuvarlak çizmiş oldum, yön olarak hostelime doğru ilerliyorum artık. Yol üzerinde Marina Meydanı ve ilerisinde Wealth Çeşmesi karşıma çıkıyor.

Marina Bölgesi Singapur’un daha sakin ve elit tarafı. Burada kaliteli markaların bulunduğu bir alışveriş merkezi kompleksi, oteller ve rezidanslar var. Zaten yanıbaşında da Formula 1 yarışlarının düzenlendiği bölüm geliyor, burası yılın bir bölgesinde fazlaca hareketli diye tahmin ediyorum.

Esplanade Tiyatrosu’nun Orada Dinlediğim Mini Konser / Arkada Marina Bay Sands

Hostelime ilerlerken karşıma çıkan son yer Liang Seah Caddesi. Bu cadde boyunca birçok Çin Lokantası’na rastlayabilirsiniz. Yer yer eğlence mekanlarının da olduğu cadde uzak doğu deneyimi yaşamak isteyenler için hareketli bir nokta.

Bugünlük gezimi noktalıyorum. Sentosa Adası ile beraber fazlaca yer keşfettim fakat Singapur’da görülmesi gereken yerler daha bitmedi. Başta Marina Bay Sands Oteli ve Gardens by the Bay olmak üzere kalan yerler için dinlenme vakti, keyifli bir uykuya dalıyorum !

Liang Seah Caddesi


30 Nisan 2017 Pazar. Singapur’daki üçüncü günüme erken saatlerde uyanıyorum. Bugün Singapur’un yalnızca 20 kilometre güneyindeki Endonezya’nın Batam Adası’na gideceğim. Denizyolu ile yapacağım bu seyahat ile beraber akşam saatlerine kadar Batam, Endonezya’da olacağım.

Batam Adası, Endonezya’ya Gidiş

Batam Adası, Singapur’a gidenlere gitmelerini önerdiğim farklı bir rota. Gece ışıkların görünebildiği kadar yakında yer alan fakir ve egzotik bu farklı atmosferi sizler için deneyimledim.

Batam Adası, Endonezya’daki günübirlik seyahatimden ayrı bir yazıda söz ediyor olacağım. Yazı sonunda okuyabilir ya da hemen okuyup kaldığınız yerden Singapur Şehri’ne devam edebilirsiniz. Şimdi Singapur’da nerede kalmıştık ?

Batam Adası, Endonezya Gezi Notlarım

Batam Adası’ndan Dönerken / Yanda Bizimkine Benzer Bir Deniz Otobüsü

Batam’daki maceramın ardından akşam saatlerinde yeniden Singapur’dayım. Singapur’da geçireceğim son akşama belki de en güzel yerleri bıraktım. Metroya atlayıp, Marina Bay Sands Oteli’nin tam kalbine gidiyorum !

Marina Bay Sands ve Gardens by the Bay’e gitmek için ulaşmanız gereken istasyon “Bay Front”. Metronun içindeki tabelalar yardımıyla gideceğiniz yöne kolayca karar verebiliyorsunuz.

Solda Marina Bay Sands / Sağda Gardens by the Bay / Karşımda Singapur Flyer

Gardens by the Bay

İlk olarak Gardens by the Bay’e doğru yöneliyorum ! İsminden anlamak zor olmamalı, burası koskocaman bir bahçe, doğa alanı. Aslında gitmeden bende böyle tahmin ediyordum 🙂

Metrodan ayrılıp, Gardens by the Bay’e girdiğim andan itibaren beni şaşırtan bir atmosfere girmeye başladım. Burası daha önce gördüğüm hiçbir park ve bahçeye benzemiyor !

Adeta Alice Harikalar Diyarı’ndayım. Singapur, üçüncü günümde de beni büyülemeyi başarıyor doğrusu. Havanın da kararmasıyla ışıldayan ağaçlar biran da içimdeki çocuğu dışarı çıkarıyor.

Gardens by the Bay / Solda Singapur Flyer / Ortada Süper Ağaçlar

Supertree Grove – Süper Ağaçlar

Parkın en özel üyeleri olan “Supertree Grove” çook uzaklardan bile seçilebiliyor ! Bu “Süper Ağaçlar” adete sizi bir rüyada hissettiriyor. Haftasonu olmasından olmalı etraf oldukça kalabalık.

Bu Süper Ağaçlar, aralarında Skyway adında bir de turistik yola sahip. 8 Singapur Doları karşılığında bu rüyanın içinde 22 metre yükseklikte bir yürüyüş yapabiliyorsunuz. Benim ziyaret ettiğim şu sıralarda uzun bir sıra beklemek zorunda olduğunuzu söylemeliyim.

Supertree Grove / Süper Ağaçlar / Arasındaki Skyway

Süper Ağaçlar’ın altında çimenlere oturup büyüleyici atmosferi izleyebilirsiniz. Bu sırada size eşlik eden bir de misafir var; Marina Bay Sands Oteli.

Evet bu keyifli manzarayı şu “sörf kayaklı otel” tamamlıyor. Şanslı olmalıyım ki yanımda yiyecek ve içecek birkaç şey almıştım. Gardens by the Bay manzarası eşliğinde hem atışırıp hem de seyre dalıyorum.

O da ne ! Yine şanslı günümdeyim. Tam Süper Ağaçlar’ı izlediğim sırada bir ışık showu başlıyor. Aralıklarını tam bilmesem de sanırım saat başı rastlayabileceğiniz bu showla beraber ağaçlar daha nasıl büyüleyebilir insanı dedirtiyor !

Süper Ağaçlar / Arkasında Marina Bay Sands / Gardens by the Bay

Marina Bay Sands Oteli

Hepinizi meraklandırdım biliyorum ama artık beklediğiniz yerdesiniz. Sırada Singapur denince dünyada ilk akla gelen şey var; Marina Bay Sands Singapur.

Bu otel bir binadan fazlası ! Mimari bir şaheser, bir ülkenin simgesi ve ötesinde tüm dünyanın sadece bir gece kalmak için binlerce kilometre uzaktan geldiği özel bir yapı.

Marina Bay Sands Singapur

2010 yılında tamamlanan Marina Bay Sands toplamda 8 milyar sterlin gibi astronomik bir paraya yaptırılmış. Meslektaşlarım inşaat mühendislerini eminim ki fazlaca yenilikçi yaklaşımlara iten bu mühendislik harikası, dünyada mimari açıdan yapılmış en ekstrem örneklerden.

Üç kule ve üzerinde bir sörf kayağı şekindeki tasarımını perçinleyen sanırım bu sörf kızağının üzerindeki havuzu. Bu havuz tam 150 metre yukarıda ! Sırf bir fotoğraf çektirmek için bu otelde kalmayı planlayan insanlar hiç de az değil. Ben de düşünmedim değil fakat tek başıma gereksiz pahalıya geleceğinden sonraki Singapur seyahatime bıraktım doğrusu 🙂

Gardens by the Bay tarafından geldiğiniz zaman, Marina Bay Sands’in içinden de geçebiliyorsunuz. Güzel bir manzaraya sahip olduğunu söyleyebilirim. Bu şekilde vakit kaybetmeden Marina Bay Sands’in önündeki kıyıya ulaşabiliyorsunuz.

Marina Bay Sands’in İç Bölümü

Marina Bay Seyir İskelesi

Burada Marina Bay isimli büyük bir alışveriş merkezi var. Singapur’da alışverişin en aktif noktalarından. Sahile çıktığınızda Marina Bay’i izlemek için güzel bir seyir iskelesine sahip. Tahtadan yapılmış bu kısım üzerinde oturup karşıdaki ışıkların keyfini çıkarmak harika !

Bu keyifli nokta Singapur’da gezmeyi planladığım son yer oldu. Burada hatıra fotoğrafı çektirmeden olmaz !

Marina Bay Seyir İskelesi ve Ben


Neden Singapur’a Gidilmeli ?

Singapur’daki serüvenim burada noktalanıyor. Singapur’u ziyaret etmenizi şiddetle öneriyorum. Ülkemizden oldukça uzak ama çoğu Avrupa ülkesinden daha uygun olduğunu söylemem mümkün. Vize istemediğini de hesaba katarsak, kışın ortasında sıcacık bir deniz tatili yapmaya ne dersiniz ?

Singapur’da sizinle paylaştığım fotoğraflar ve anlattığım dakikalar genellikle havanın karardığı anlardan. Bunun sebebi şehrin geceleri büründüğü büyüleyici atmosferi sizlere yaşatmak. Yazı içinde anlattığım gibi gündüz nemli ve sıcak havada gezmek de hiç kolay değil.

Singapur’da Denize Giriliyor mu ?

Deniz konusu var tabii. Burada bahsetmemiş olsamda Singapur’da deniz girebiliyorsunuz. Gün içerisinde ziyaret ettiğim Sentosa Adası’ndaki Palawan Beach gördüğüm en güzel plajlardan biri. Fotoğraflardan ve filmlerden görebileceğiniz tarzda tropik bir ada ve sahil !

Keyifli Dizayn Edilmiş Bir Kahve Dükkanı / Singapur

Singapur Pahalı mı ?

Singapur dünyanın en zengin ülkelerinden bunu biliyoruz peki pahalı mı bu Singapur ?

Aslında yazı içerisinde hep rakamlar verdim size referans olması açısından. Singapur tahminimden ucuz bir ülke. Daha doğrusu hem çok pahalı mekanları var hem de bize göre daha mütevazi yerler. Güneydoğu Asya Ülkeleri’ne göre pahalı olsa da Avrupa’da gezmeye alışmış birine göre burası çok da pahalı gelmeyecek.

Marketleri kullandığınız ve paranızı doğru harcadığınızda Singapur size gayet uygun fiyatlı bir seçenek sunabilir.

Singapur Sokakları

Singapur İnsanları

Singapur Halkı’na da iki kelam edeyim. Burası kozmopolit bir şehir. Singapur’da kimse siz kimsiniz, şöylesiniz demez ! Metro’ya biniyorsunuz ve o kadar farklı insanlar bir arada ki…

Burası farklı din, dil ve ırkların beraber yaşadığı güvenli ve gelişmiş bir ülke. Türkler’e karşı da olumsuz hiçbir şeye rastlamadım. İnsanları gayet samimi. Zaten uzakdoğu insanlarını bilirsiniz, burası da benzer.

Singapur Güvenli mi ?

Singapur ve güvenlik. Bu iki kelime çok yakışmadı mı ! Singapur kendinizi çok güvende hissedebileceğiniz bir şehir. Zengin, refah düzeyi yüksek ve suç oranları düşük. İnanın hangi ücra noktaya gidersem gideyim kendimi hep güvende hissettim. Bu konuda aklınızda şüphe olmayacak bir ülke.

Singapur’un Temiz ve Güvenli Caddelerinden Biri

Singapur Gece Hayatı

Singapur’da gece hayatını merak edenlerde sıra. Aslında gezi notum içerisinde çok kez gece hayatı ile ilgili tüyolar verdim. Singapur benim gördüğüm en güzel gece ve eğlence hayatına sahip şehirlerden biri.

Eğer elitist bir insansanız ve kulüplerden hoşlanıyorsanız bu şehirdeki neredeyse tüm otellerde bu tarz kaliteli mekanlar var. Eğer daha genç işi, kaliteli pub tarzı yerler arıyorsanız yazı içerisinde bahsettiğim Clarke Quay.

Daha salaş ve Uzakdoğu Kültürü tarzı yerler arıyorsanız Little India ve çevresi. Hem restoran hem eğlence arıyorsanız da Singapur Nehri kıyısı diyebilirim. Bahsettiğim tüm seçeneklerin fiyatları İstanbul’a yakın seviyelerde. Ama şunu söylemeden olmaz ! Bu ülkede içki okadar da ucuz değil. Marketlerde bile ülkemiz benzeri fiyatlar görmeniz mümkün.

Clarke Quay’deki Hoş Bir Restoran-Bar

Singapur’dan Ne Alınır ?

Singapur’dan dönüşte neler alabilirim diyenler de olacaktır. Bu şehir karışık bir kültüre sahip. Bu yüzden nereye çekerseniz oraya gidecek farklı ürünler mevcut. Burası sonuçta bir Güneydoğu Asya Ülkesi, bu yörenin ürünleri daha makul olacaktır.

Bunlarında yanında benim gibi başkta Marina Bay Sands olmak üzere Singapur’un ikonik mekanlarının maketlerini alabilirsiniz.

Beni Büyüleyen Singapur Atmosferinin Etkisindeyken / Arkada Singapur Gökdelenleri

Singapur Çevresinde Gidilecek Şehirler

Singapur’u gezdik dolaştık çevresinde nerelere gitmeliyiz ? Aslında Güneydoğu Asya Gezi Rotam’ı incelemenizi öneririm. Singapur öyle yakında değil ki ! Buraya kadar gelmişken Kuala Lumpur’a kesinlikle gidilmeli. Güneyinde Batam Adası ve belki önceki noktam olan Bangkok…

Rotanızda bu şehirlere de yer verirseniz Singapur’un kültürünü ve farklılıklarını daha iyi yorumlarsınız. Ben Singapur gezi rehberi şeklindeki gezi notlarımı burada noktalıyorum artık. “Yine uzunca bir yazı oldu Görkem !” Eksik birşey kaldığı zaman kendimi sizlere karşı suçlu gibi hissediyorum 🙂

Bu yazıyla beraber, Singapur’un önemli bir noktası olan Sentosa Adası ve karşısındaki Batam, Endonezya gezi notlarımı da okumalısınız. Hepinize esenlik dolu günler diliyorum !

İlginizi Çekebilecek Yazılar

 İnstagram'da Serüvenime Ortak Olun !

4 Yorum Bırakılmış

  1. Nurullah Ahat says:

    Merhabalar. Angkor Wat yazınızı okudum. Buraya hayranım en yakın zamanda gitmek istiyorum. Eşim ve 1 yaşındaki çocuğumla gitmem bana herhangi bir sıkıntı yaratabilir mi? Bundan endişe ediyorum açıkçası.
    Bu arada yazılarınız mükemmel. Çok güzel bir anlatıma sahip:)

    • Merhabalar 🙂 Singapur gezimin altına yazdığınız için sanırım çocukla seyahat için kastınız burası. Bence çocukla gezmeniz sorun yaratmayacaktır. Şehir gayet düzgün ve yaşam standardı yüksek. Güneydoğu Asya’nın pis gözüken yaşam tarzından da uzak. Sadece uçakla uzun bir yolculuk sizi bekliyor olacak, 1 yaşındaki çocuğunuzu sıkılmaması için iyice oyalamalısınız 🙂

      Sözleriniz için de teşekkür ederim, keyifli yolculuklar !

  2. Elif sargun says:

    Görkem bey merhaba, yazınıza hayran kaldım… Singapur’a kasım ayında gideceğim inşallah öncesinde araştırma yaparken bir çok gezi yazısı okudum ama sizinki…

    Benim sorum sizce sentosa adasına gitmeye değer mi ? ben daha çok singapur şehrine konsantre olmak istiyorum eğlence parklarıyla da aram yok ne dersiniz, teşekkürler

    • Merhabalar Elif Hanım,

      Teşekkür ederim yüceltici sözleriniz için…

      Evet tabii ki değer ! Özellikle maldivleri anımsatan doğasıyla denize girmek paha biçilemez bir keyif. Bunu yıl boyu da yapabiliyorsunuz 🙂

      Sentosa’ya gidince yalnızca eğlence parklarına gitmek zorunda değilsiniz. Siz yine Singapur’a konsatre olun ama Sentosa’yı ayrı şekilde düşünmeyin !

Şimdi Sorun, Görkem En Geç Birkaç Saate Yanıtlasın !

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*